Spiritüel

Zihninizi ve Düşüncelerinizi Siz Yönetin: Yıkıcı Boyuttaki Özeleştiri

Negatif Düşünceler Kolektif Kozmos
Credit: Soul Science

Bu yazımız, “Zihin ve Düşüncelerinizi Siz Yönetin: Negatif Düşünceleri Hayatınızdan Temelli Çıkarma Rehberiniz” başlıklı üç parçalık yayın dizisinin ikincisidir. Şu ana kadar bilinç ve bilinçaltını, negatif düşünme biçiminin hayatımızdaki olası etkilerini inceledik.

 

İnandığımız şeylerin büyük bir kısmı çocukluğumuz ya da ergenliğimizde şekillenir ve yetişkinlikte de bizim kendimiz ve çevremiz hakkındaki düşüncelerimizi etkileyen temel değer yargıları haline gelir. İyi ve sağlıklı hissedebilmek için “Ben hoş bir insanım”, “Ben değerli/iyi biriyim” gibi pozitif temel düşüncelere sahip olmaya ihtiyaç duyarız. Ancak zihnimizde barındırdığımız bu temel düşünceler her zaman pozitif olmak zorunda değil. Negatif olanlarsa üzgün, kızgın, stresli; yani dışarıdan etkiye açık olduğumuz zamanlarda otomatik olarak ortaya çıkar ve sanki zihnimizin kontrolünü onlar ele geçirmiş gibi hissederiz.

Çocukken düşünce biçiminin insan hayatına etkisini kavrayamadığımız için etrafımızdakilerin etkisinde kalmaya oldukça müsaitizdir. Aynı zamandan sevilmek ve kabul edilmek isteriz, bu yüzden hoşumuza gitmese ya da aynı fikirde olmasak bile bir başkasının düşüncesine katılmak işimize gelir. Bu yüzden büyüdüğümüzde yerleşmiş bazı negatif düşüncelerimiz olabilir. Kimilerinde bunlar, sabit ve değişmez inançlara/saplantılara bile dönüşebilir. Bir yetişkin olarak negatif veya sizde korku yaratan düşüncelerinizin farkına vardığınızda kendinize bunların kaynağını sorarak size kimin “yeterince iyi olmadığınızı”, “bir baltaya sap olamayacağınızı” söylediğini hatırlayabilirsiniz. Onlardan kurtulmak istiyorsanız kendinize söylemeniz gerekenler:

1. O sizin kendi düşünceniz değil.
2. Onu başkasından duydunuz.
3. Hoşunuza gitmiyor.
4. Sizin kötü hissetmenize sebep oluyor.
5. İşinize yaramıyor.
6. Diğer düşüncelerinizi etkiliyor.
7. Onu daha fazla zihninizde barındırmak istemiyorsunuz.


Size bir katkısı olmayıp hayatınızda olumsuz bir etki yaratan düşünceler genellikle dış etken kaynaklıdır. Gerçek olan negatif bir düşünceyi sorguladığınızda bir kanıtla desteklenebildiğini, başkaları tarafından da doğruluğunun kanıta dayalı olarak kabul edildiğini göreceksiniz. Ama diyelim ki size biri yemek yapmada beceriksiz olduğunuzu ya da matematiğinizin berbat olduğunu söyledi. Akşam yemeğini yaktığınızda veya düşük notlar aldığınızda onların haklı olduğunu düşünebilirsiniz. Size en çok zarar veren şey neyi yapamadığınız değil, negatif ve küçük düşürücü düşünceleri zihninizde ne dneli barındırdığınızdır. Bu, doğrunun kendisinden çok daha yıkıcı olabilir. Hepimizin iyi ve kötü olduğu şeyler var. Bu dünyanın her yerinde böyle. Sadece bunlara bakıp kendimize kötü ve küçültücü şeyler söyleyerek zihin sağlığımıza zarar verirsek hata etmiş oluruz. Birinin hakkımızda yaptığı bir yorum ve zayıflık olarak algıladığımız şeylerle ilgili kendimize söylediklerimizin gerçeklik algımızı etkilediğini unutmayınız.

Mesela, herhangi bir şeyde başrısız olduğunuz için yeteneksiz ve sevilmeye layık olmayan biri olduğunuz gibi negatif bir düşünceye sahip olabilirsiniz. Bunu hemen gerçek veya doğru olarak kabul etmek yerine “Kim demiş böyle olduğunu?” diyerek negatif düşünceleri sorgulamalısınız. Böylelikle sadece bir şeyde başarısız olmanın sizi yeteneksiz ya da sevilmeye layık olmayan biri yapmadığını kavrayabilirsiniz.

 

Düşüncelerinizi Sorgulamaktan Korkmayın


Kimse beceriksiz doğmaz. Bu tarz olumsuz düşünceler, zamanında bizi zorlayan bir deneyimi ya da başkalarının hakkımızda söylediklerini yorumlama biçimimizle zihnimize yerleştirip doğruluğuna inanmaya başladığımız fikirlerdir.

Kendinize “Kim demiş?” diye sormak, “Kim demiş ki ben beceriksizim ya da sevilmeye layık değilim?”, “Böyle olduğumu kendime ben mi söyledim, yoksa bunlar başkalarının fikri mi?” demektir. Bu metodun (bir sonraki yazımızda paylaşacağımız) altı sorusundan önce bunu, “kim demiş”i kendinize sorarak başlayabiliriniz.

Negatif düşüncelerinizin sorumluluğunu üstlenmeniz gerek. Bu şekilde herhangi bir negatif düşünceyi sadece siz isterseniz zihninizde tutabileceğinizi kavrayabilirsiniz. Başkasının hakkınızdaki düşüncükleri yüzünden olumsuz bir fikri gerçek olarak kabul etmişseniz bile hoşunuza gitmiyorsa onu değiştirmek sizin elinizde. Bu tarz düşünceleri sorgulamak, “Kim demiş?” diyip akabinde inançlarınızın sizin iyiliğiniz yönünde olup olmadığını belirlemek için belli birtakım soruları kendinize sormak kadar kolay.

Kendimize “Keşke şöyle olsaydı,” diyebileceğimiz pek çok şey var. “Keşke daha uzun/ zayıf/ akıllı/ yaratıcı/ başarılı/… olsaydım.” Eminiz hepimizin kendimiz hakkında daha farklı olmasını dilediğimiz şeyler var. Fakat bunların negatif düşüncelere dönüşmediğinden emin olmamız da gerek. Kendiniz hakkında dürüst ve zararsız bir düşünce/dilek sahibi olma ve onları olumsuzluklarla iliştirme arasında kocaman bir fark var.

Daha zayıf, akıllı veya başarılı olmak doğal ve bazen hedefinize giden yolda sizi motive edecek tarzda isteklerdir. Ancak, bunların hedeflerinizi küçültüp sizi başarısızlığa sürükleyecek negatif düşüncelere dönüşmemesine dikkat etmelisiniz.

Elbette her şeyi toz pembe görüp sadece pozitif düşünelim demiyorum. Ama negatif düşüncelerin hayatınızın her alanını etkilediği göz önünde bulundurulursa kendinizle olan iç diyaloğunuzun daha sağlıklı ve yapıcı olmasını da sadece siz sağlayabilirsiniz. Bu sayede kendiniz hakkında daha iyi şeyler düşünürsünüz. Merak etmeyin, küçük bir egonun kimseye zararı olmaz. Yine söylüyorum, dürüstlük ayrı bir şey, tüm mod ve üretkenliği yok eden negatiflik çok başka bir şey.

 

Asıl Kimliğiniz


“Kim demiş?” metodu sayesinde düşüncelerinizi ayıklayıp hangilerinin gerçek olduğunun farkına varabilirsiniz. Artık özünüzdeki kimliğinize, asıl size dönme zamanı geldi. Sevmeye ve sevilmeye layıksınız; kendinizi keşfedin ve siz olun. Öz eleştiri sağlıklı bir davranış elbet, ama sadece bazı sınırları aşıp yıkıcı yorumlara dönüşmediği zaman. Kendinizi destekleyip aklınızdan cesaret verici şeyler geçirdiğinizde emin olun ki daha tatmin edici sonuçlar elde edeceksiniz. İç sesinizle barışık olun.

Ne istediğinizi bilin, yolunuzda size destek olacak olumlu şeyler düşünün ve böylece tüm bu pozitifliği bilinçaltınıza ulaştırabilirsiniz.

Şunu da belirtmek gerek ki düşüncelerinizin ayrımına varmak, farkındalık yolundaki maceranızın yalnızca başlangıcıdır. Bu yolun sonuna ulaştığınızda negatif düşüncelerin farkına varıp hemen onlara müdahale edebilecek, onların sizi kontrol etmesine müsaade etmeden siz onları kontrol eder hale geleceksiniz.

Negatif düşüncelerinizi sorgulayarak bilinç ve bilinçaltınızı ortak bir paydada birleştirebilir, daha bütün ve kontrolünüz altında olan sağlıklı bir zihne sahip olabilirsiniz. Tabi burada sizin etken rolü oynamanız gerek. Hangi düşünceleri saklayıp hangilerini kafanızdan atacağınıza siz karar vermelisiniz.

“Kim demiş?” metoduyla mümkün olan en iyi sonuçları elde etmek için düşüncelerinzin çalışma prensibini kavrayarak olumsuz fikirleri sağlıklı ve motive edici olanlarla değiştirmeyi gerçekten istemeniz önemlidir. Tüm öğrendiklerinizi alışkanlık haline getirmeniz ve zihinsel disiplininizi korumalısınız. Nasıl   sağlıklı beslenerek, spor yaparak, soğuktan koruyarak bedeninize iyi bakıyorsanız aynı özeni zihninize de göstermelisiniz.

Yazı Dizisinin 1. Kısmı

Yazı Dizisinin 3. Kısmı

 

Yazan:ORA NADRICH

Yazının Orijinal Linki

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Çevirmen Künyesi

NEJLA NUR GÜNEY
Boğaziçi Çeviribilim ikinci sınıf öğrencisiyim. İstanbul’da yaşıyorum. Eğlenerek öğrenmeyi, kitap okumayı, dilleri, dizi izlemeyi ve FPS oyunları çok seviyorum. Ağırlıklı olarak trash metal dinlesem de enstrümanların kendi sesini duyabildiğim her tür müziğe açığım. Siyah giyiyorum. Mephistopheles’i seviyorum.

İş’in Geleceğine Katıl

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.