Yarat & Üret

Yaratıcı İnsanların Sahip Olduğu Altı Olağanüstü Alışkanlık

Yaratıcılık - Kolektif kozmos
Credit: Hon Kim, StockSnap.io

Zamanımın ve enerjimin büyük bir kısmını kitap ve makale yazmak ve şirketimi her zaman yenilikçi bir konumda tutmaya çalışmak için kullanıyorum. Kendi yaratıcı üretkenliğimi geliştirmeme yardımcı olacak birkaç numara öğrenme umuduyla, tarihteki olağanüstü yaratıcı dehaların nasıl yaşadığıyla ilgilenmeye başladım.

Öğrendiklerimden bazıları diğerlerinden daha yararlı; bazıları ise denenemeyecek kadar tuhaftı.

Örneğin, Steve Jobs tuvalete oturup aklına yeni fikirler gelene kadar çıplak ayağını suya sarkıtmayı bir rutin haline getirmişti. Disketin mucidi Yoshiro Nakamatsu ise denizin derinliklerine dalıyor, beyni oksijensiz kalana kadar suda bekliyor, sonra fikirlerini su geçirmez kalemle, su geçirmez bir deftere yazıyordu.

Tuhaf fikirleri bir kenara bırakırsak tarihteki birçok büyük yaratıcı aklın sahip olduğu alışkanlıkları gayet iyi anlamaya başladım. Bu insanların birçok benzer yönleri vardı ve ben de onların alışkanlıklarını herkesin yaşamında uygulayabileceği stratejiler haline getirdim.

Stratejilerden özellikle altısı yaratıcılık konusundaki düşünce biçiminizi değiştirecek güce sahip olmalarıyla öne çıkıyor. Bu stratejilere bir şans verin ve yaratıcı üretkenliğinizde ne kadar ilerleme kaydettiğinizi görün.

 

  1. Erken kalkın

Bütün yaratıcı dehalar erken kalkan insanlar değildi. Franz Kafka örneğin, bütün gece uyumayıp bir şeyler yazardı. Çok satan Sophie’nin Seçimi kitabının yazarı William Styron ise her gün öğlene doğru uyanır ve ‘sabah’ rutininin düşünmek için uyandıktan sonra yatakta bir saat daha kalmak olduğunu söylerdi.

Ancak yaratıcı düşünürlerin büyük bir kısmı erken kalkan insanlardır. Hepsinin erken kalkmak için farklı bir sebebi olsa da liste Benjamin Franklin’den Howard Schultz ve Ernest Hemingway’a kadar uzanır. Ben Franklin gününü planlamak için, Schultz ise çalışanlarına motive edici e-mail’ler göndermek için erken kalkardı. Birçok yaratıcı deha için erken kalkmak dikkat dağıtıcı unsurlardan kaçınmanın bir yoluydu. Ernest Hemingway yazmaya başlamak için her sabah saat 5’te uyanırdı. Bu durum için “Bu saatte kimse sizi rahatsız etmez, hava serindir ve yazmaya başladıkça ısınırsınız” derdi.

Erken kalkmaya alışmak için her gün erken kalkmanız ve kendinizi yorgun hissetseniz bile gündüz uykularından kaçınmanız gerekir. Bu şekilde ihtiyacınız olan uykuyu karşılamak için yatağa daha erken gitmeye başlarsınız. İlk birkaç gün kendinizi biraz sersemlemiş hissedebilirsiniz ancak kısa zamanda bu rutine alışırsınız ve fark etmeden erken kalkan yaratıcı dehaların özelliğine sahip olmuş olursunuz.

 

  1. Sık sık egzersiz yapın

Egzersiz yapmanın yaratıcılığı arttırdığına dair birçok kanıt var. Fiziksel olarak kendinizi iyi hissetmek, daha iyi odaklanmanızı ve üretken olmanızı sağlar. Ayrıca egzersiz yaparken mesajlaşmak ya da e-mail yazmak zor olduğundan zamanınızı yalnızca tek bir aktiviteye ayırmış olursunuz, bu da o an ne yapıyorsanız ona odaklanmanızı sağlar. Stanford Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre insanların yüzde 90’ı egzersiz yaptıktan sonra daha yaratıcı düşünmektedir.

Birçok yaratıcı ve başarılı insanın egzersiz yapmayı bir rutin haline getirmiş olması tesadüf değil. Kurt Vonnegut yakındaki kasabalara yürür, yüzer, şınav ve mekik çekerdi. Richard Branson her sabah koşar, besteciler Beethoven ve Tchaikovsky ise her gün yürüyüş yaparlardı.

 

  1. Belirli bir zaman çizelgesine bağlı kalın

Yaratıcı olmak için gelişigüzel, plansız bir şekilde yaşamak ve bir şey yapma ihtiyacı duymamak gerektiği şeklinde yanlış bir algı vardır. Ancak başarılı ve yaratıcı insanların yaşama biçimi, bunun aksinin doğru olduğunu gösteriyor. Birçok yaratıcı deha günlerini katı bir şekilde planlar. Psikolog William James planlı olmanın yaratıcılık üzerindeki etkisini şu şekilde açıklar: “Yalnızca düzenli bir programımız olduğunda zihnimizi ilginç faaliyet alanlarına yönlendirebiliriz.”

 

  1. Düzenli bir işiniz olsun

Yaratıcılık başkası için değil, yalnızca kendiniz için ürettiğinizde artar. Geçiminiz, ürettiğiniz şeye bağlı olduğunda yaratıcı olmak da zorlaşır ve hedef kitlenizin ürettiklerinizi nasıl bulacağı üzerinde çok fazla düşünmeye başlarsınız. Belki de bu yüzden birçok başarılı ve yaratıcı kişi düzenli gittikleri işe devam eder. Bu insanların birçoğu, öğretmenlik yapan Stephen King gibi, en iyi eserlerini sabah 9, akşam 5 çalışırken üretmiştir.

Mesaili işler, kişiye özgürce üretebilmeleri için gereken finansal güvenceyi sağlar. Ayrıca gününüzü öyle bir yapılandırır ki yaratıcı düşüncenizi aktive ettiğiniz saatlerin kendinizi kurtardığınız anlar olmasına fırsat tanır. Mesaili işlerine devam etmiş olan başarılı ve yaratıcı dehaların listesi bir hayli uzun. Mesela bir mücevher dükkânında çalışırken kendi mücevherlerini tasarlamaya başlayan Jacob Arabo, Döşeğimde Ölürken romanını yazdığı sırada bir elektrik santralinde çalışan William Faulkner ve tesisatçı olarak çalışan Philip Glass.

 

  1. Her zaman her yerde çalışabilmeyi öğrenin

Birçok insan yalnızca bir tek yerde çalışabilir, çünkü başka herhangi bir yerde herhangi bir işi halledebileceklerinin mümkün olmadıklarına inanırlar. Halbuki tek bir mekâna bağlı kalmak aslında yaratıcılığı baltalar. Yapılan araştırmalara göre mekân değişikliği üretkenliği ve yaratıcılığı arttırır.

Charlotte’un Sevgi Ağı (Beyaz Balina Yayınları) isimli çocuk kitabının yazarı E.B. White doğru bir tespitte bulunmuş: “Çalışmak için ideal koşulların sağlanmasını bekleyen bir yazar tek bir kelime yazamadan ölecektir.” Aynı durum bütün yaratıcılık gerektiren işler için geçerli. Doğru yeri ve zamanı beklemeye devam ettiğiniz sürece, o doğru an hiçbir zaman gelmeyecektir.

Steve Jobs Apple’ı annesinin garajında kurdu; J.K. Rowling Harry Potter’ın ilk cümlelerini trendeyken bir peçeteye yazdı. Siz de aklınıza yaratıcı bir fikir geldiğinde beklemeyin ve hemen fikrinizi hayata geçirin. Aklınıza gelen ilk fikir kıvılcımları ilerde büyük bir şeyin başlangıcı olabilir.

 

  1. Yaratıcılığın tıkanması yalnızca bir bahanedir

Nefes almaya devam ettiğiniz sürece yeni fikirler bulma yetisine sahipsiniz. Bulduğunuz her fikir her zaman mükemmel olmayabilir, ancak yaratıcılığın en büyük düşmanı hiçbir şey yapmamaktır.

Yazar Jodi Picoult yaratıcılık tıkanmasını mükemmel bir şekilde özetler: “Yazar tıkanması diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Düşünsenize üniversitedeyken bir ödev yazmanız gerekiyor ve tıkandınız. Ödevin teslim tarihinin öncesindeki gece bir şekilde her şey yoluna girmez miydi? Yazar tıkanması yalnızca yazmak için çok fazla zamanınız olması anlamına gelir. Yazmak için kısıtlı bir zamanınız olduğunda oturur ve yazmaya başlarsınız. Her gün iyi yazamayabilirsiniz, ancak kötü bir yazıyı her zaman düzeltme şansına sahipsiniz. Boş bir sayfayı ise düzeltemezsiniz.”

Picoult’nun sözleri bütün yaratıcı faaliyetler için geçerli. Yaratıcılığı sürdürmenin tek yolu çalışmaya devam etmektir.

 

Sonuç olarak…

Deneyimlerime göre yaratıcılığınızın gelişmesini istiyorsanız harekete geçmelisiniz. Yukarıdaki altı stratejiye bir şans verin ve bunların sizin için ne kadar faydalı olabileceğini görün.

 

Yukarıdaki makalenin ilk versiyonu TalentSmart.com’da yayımlanmıştır.

 

Yazı: Travis Bradberry

Emotional Intelligence 2.0’nun yazarı ve TalentSmart’ın başkanı

 

Bir Yorum Yazın

Yorum yazmak için tıklayın

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.