Spiritüel Yarat & Üret

İnsanların Çok Geç Öğrendiği 5 Önemli Hayat Dersi

Yeşil Yol - Kolektif Kozmos
Credit: Grace Church

Quora’da yapılan bir paylaşım cidden sizi bazı pişmanlıklardan alıkoyabilir.
Bilgeliğin sıkıntısı, doğası gereği, zaman almasıdır. Ve ne yazık ki yaşam hakkında bir iki şey öğrenene kadar bir bakmışsınız ki ciddi pek çok hata yapmışsınız.

Bu hataların çoğunun geri dönüşü olabilse de bazıları toparlanmak için daha fazla zaman gerektirir. O zaman da en iyi seçenek bir başkasının bilgeliğinden faydalanmaktır – çünkü her zaman sadece kendi deneyimerinizle yetinemezsiniz ve bir başkası illaki daha önce sizin mücadele etmekte olduğunuz sıkıntıları deneyimlediği için sizi tehlikeler konusunda uyarıp size ufak tavsiyeler verebilir.

Peki bu bilgeliği nerede bulabilirsiniz? Bir soru-cevap sitesi olan Quora’da “İnsanların hayatta genellikle çok geç öğrendiği dersler nelerdir?” başlığı altında yapılan paylaşımlar, pek çok insanların deneyimlerini paylaştığı muazzam ve ücretsiz kaynaktır. Bunların arasında en sık tekrarlanan ve en faydalı olduğunu düşündüklerimi sizin için derledim:

  1. İşe koyulmak korkunun panzehridir. 

Bunu blog yazarı ve girişimci Nelson Wang paylaşmış. Yazdıklarına göre kendisi web sitesini yaratmadan önce korkuyormuş: “Ya senelerce yazmaya devam etsem ve kimse yazdıklarımı okumasa? Ya motivasyon kimsenin ilgisini çekmezse?” Ama bu korkusunu yenmeyi beklemek yerine onu yenmek için Wang işe koyulmuş. Ona göre bu yöntemin gerçekten işe yaraması çoğu insanın pek geç öğrendiği, hatta bazen hiç öğrenemediği bir ders.

Wang ise buna aldanıp korkmak yerine Richard Branson’un şu sözüne bakmamızı tavsiye ediyor: “Eğer biri ayağınıza harika bir fırsat getirir ve kabul edip etmeyeceğinize karar veremezseniz önce evet diyin – nasıl yapılacağını da sonra öğrenin!”

  2. Hiçbir şey sağlığınızdan daha kıymetli değildir (ve başarılı olmak için sağlığınızı feda etmeniz gerekmez).

Pek çok kullanıcı bu yönde tavsiyelerde bulunmuş olsa da öne çıkan cevaplar arasında avukat Pradeeta Mishra’nın yorumu bulunuyor. “Yalnızca hasta düştüğümüzde aklımız başımıza geliyor ne yazık ki,” demiş Mishra.

Wang da sizden fiziksel sağlığınızdan fedakarlık yapmanızı talep eden hiçbir şeyin buna değmeyeceği konusunda Mishra ile aynı fikirde. Bu arada kendini “üretim odaklı” olarak tanımlayan Christian Bonilla, yorumunun büyük bir kısmını okuyucuları hayatta başarılı olmak için aslında hasta olana ya da erkenden ölene kadar çalışmaya gerek olmadığına ikna etmeye adamış

“Bence aşırı çalışmanın getirdiği sıkıntılar kişinin kendisinden kaynaklanır. Hevesli ve henüz az deneyimli pek çok gencin çalıştığı büyük firmalarda kimin kaç gecesini ya da hafta sonunu ofiste harcayarak en kısa sürede en çok üretimi sağlayacağını görmek ve iş arkadaşlarını yenmek için bir yarış ortamının oluştuğunu görüyoruz. Bazı şirketler üstükapalı bir şekilde, hatta bazıları alenen bunu desteklemekte. Fakat bu, hedeflerinizi gerçekleştirmenin yetersiz ve işe yaramaz bir yoludur. Tek başına çok çalışmak yerine doğru şey üzerinde çalışmak daha etkili olacaktır.”

  1. Gözünüzü bilgisayar ekranına dikerek hayatınızın en değerli deneyimlerini kazanamazsınız.

CEO Evan Asano “Hayatınızdaki en kaliteli deneyimlerin sayısını artırmak için bilgisayar, telefon ya da televizyon ekranı karşısında geçirdiğiniz süreyi kısaltın,” demiş. Bunu açıklamaya gerek yok sanırım.

  1. Mutluluk bir tutku değil, alışkanlıktır.

Asano da aynı şeyi söylemiş ve yorumlarda pek çok kişi kendisini desteklemiş.

Wang bu konuda “Mutluluk hedeften ziyade bir zihin durumudur… Hayatıma şöyle bir dönüp baktığımda görüyorum ki en mutsuz olduğum zamanlar hep mutlu olmak için belli bir şeyi başarmam gerektiğini düşündüğüm zamanlardı. Olay böyle değil halbuki. Hemen şimdi, şu anda mutlu olabilirsiniz. Yaşıyor olduğunuza sevinin. Nefes alıyorsunuz. Burada hayat dediğimiz bu muhteşem andasınız,” diyor. (Bilimsel bulgular da bunu destekliyor.)

  1. Yetenekli olduğunuz alanları keşfedin.

Bonilla’dan başka kariyer tavsiyeleri: “ Size yeni şeyler fırsatı tanırken bir alanda uzmanlaşmak için başka şeylerden vazgeçmek zorunda olmanız, yani özgürlüğünüzün aslında kısıtlı olması, öğrenme eyleminin doğasında yatan paradoksu oluşturur. Kıymete değer herhangi bir şeyde uzmanlaşmak ise zaman gerektirir ve sizin zamanınız kısıtlı… Hangi alanlara ağırlık verdiğinize dikkat etmezseniz farkında bile  olmadan önemli kariyer seçimleri yapabilirsiniz. Ekmeğimizi elbet ustalaştığımız şeyleri yaparak kazanıyoruz. İnsan ne öğrenirse odur.”

Aynı zamanda okuyucuları şöyle uyarıyor: “Sevseniz de sevmeseniz de bildiğiniz yol o olduğu için bir şeye saplanıp kalmak oldukça kolay.” (Kendi deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki bu gerçekten de böyle. Peki siz böyle bir şeye tanık oldunuz mu?) Bunun yanısıra gençlere şöyle bir tavsiyede bulunuyor: “Zamanın sizin yerinize seçimler yapmasına müsaade etmek yerine kariyer yolunuzu kendiniz bilinçli bir şekilde belirlerseniz daha mutlu olursunuz.”

Peki bu listeye siz ne gibi şeyler eklerdiniz?

Yazan: Jessica Stillman
Çeviren: Nejla Nur Güney
Yazının Orijinal Linki

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Çevirmen Künyesi

NEJLA NUR GÜNEY
Boğaziçi Çeviribilim ikinci sınıf öğrencisiyim. Üç yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Kahveye derin bir ilgi duyduğum için iki-üç sene baristalık yapıp çeşitli demleme metotları öğrendim. Japonca öğreniyorum ve mezun olmadan Japonya’ya gitmek istiyorum. Okul dışında erkek arkadaşımla birlikte İsveççe ve Almanca öğreniyoruz, kuzey ülkelerine gidip oraya yerleşmek için para biriktiriyoruz. Hobilerim: Çalışmak, çizim, yemek yapmak, dünyanın her yerinden insanlarla tanışmak. Ayrıca kitapları ve kar tilkilerini çok seviyorum.

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.