Bilim & Teknoloji Doğa ve Sağlık

Perhizin Beyniniz Üzerindeki Etkileri Ve Büyük İlaç Firmalarının Bunu Görmezden Gelmesinin Sebebi

Oruç ve Beyin - Kolektif-kozmos
Credit: collective-evolution.com

Aşağıda Ulusal Yaşlanma Enstitüsü’ndeki Nörobilim Laboratuvarı Başkanı Mark Mattson’un TEDx konuşması mevcuttur. Mattson aynı zamanda Johns Hopkins Üniversitesi’nde Nörobilim profesörü ve Parkinson ve Alzheimer gibi beynimizin biyolojik yapısını etkileyen hastalıkları etkileyen hücresel ve moleküler mekanizmaları inceleyen bilim insanları arasında önde gelen bir isimdir.
Son yıllarda eczacılık sektöründeki isimler tarafından çarpıtılan pek çok araştırma sonucu olduğu ortaya çıkarıldığı için ilk önce büyük ilaç firmaları konusuna değinmek istiyorum. Konu üzerine Harvard Tıp Profesörü Arnold Symour Relman dünyaya, tıp sektörünün eczacılık sektörü tarafından satın alındığını söylemiştir. The Lancet Baş Editörü Dr. Richard Horton da yine aynı sebeple son zamanlarda yayınlanan bilimsel yazıların çoğunun temelsiz olduğunu açıklamıştır. The New England Journal of Medicine Baş Editörü Dr. Marcia Angell de “Eczacılık sektörü kendini araştırma temelli bir sektörmüş gibi ya da yenilikçi ilaçların kaynağı olarak tanıtmayı sever. Hiçbir şey gerçekten bu kadar uzak olamazdı” demiştir. Yine bu sebepten Stanford Üniversitesi Tıp Okulu’ndan Epidemiyolojist John Ioannidis “Why Most Published Research Findins Are False (Yayınlanan Araştırma Sonuçlarının Çoğu Neden Düzmecedir)” başlıklı bir makale yayınlamış, bu makale Public Library of Science (Bilim Halk Kütüphanesi) tarihinde en çok okunan yazı haline gelmiştir.
Dr. Mattson, videonun sonlarına doğru bu konudan bahseder:

Neden günlük yemek düzenimiz üç öğün ve atıştırmalıklardan oluşur? En sağlıklı beslenme düzeni olmasından kaynaklanmıyor mu bu? Bu benim kendi fikrim ama bunun doğruluğunu destekleyen pek çok kanıt mevcut.Yeme düzeninin bu şekilde olması için üzerimizde yoğun bir baskı var ve bunun için büyük paralar harcanıyor. Yemek endüstrisi siz –mesela benim bugün yaptığım gibi– kahvaltıyı atlayınca para kazanacak mı? Hayır, para kaybedecekler. İnsanlar perhiz uygularsa yemek sektörü para kaybeder. Peki ya ilaç şirketleri? Ya bazı insanlar aralıklarla perhize devam etse, düzenli bir şekilde spor yapıp sağlıklarını korusa ne olacak? Eczacılık sektörü insanlar üzerinden para kazanabilecek mi?

Konuşma Özeti ve Bazı Bilimsel Açıklamalar

Mark ve takım arkadaşları haftada iki kez uygulanacak perhizin nasıl Parkinson ve Alzheimer hastalığı riskini azaltabileceğini anlatan bir yazı yayımladı.

Mattson ve bir diğer araştırmacı Nature Reviews Neuroscience’a şöyle dedi: “Yeme içme alışkanlıklarındaki değişimlerin beyin üzerinde bir etkisi olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Epilepsi krizleri geçiren çocuklara kalori kısıtlaması ya da perhiz uygulandığında nöbet sayılarının azaldığı gözlemlenmiştir. Perhizin epileptik beynin sergilediği aşırı birtakım sinyallere karşı koruyucu önlemler alınmasını tetiklediğine inanılıyor. (Epilepsisi olan bazı çocuklara yüksek yağ ve düşük karbonhidrat içerikli bir beslenme düzeni iyi gelebilir.) Normal beyinler fazla besin aldıklarında fonksiyonlarına zarar verecek diğer birtakım kontrol dışı uyarılma durumu yaşayabilir.”

Kalori kısıtlaması üzerine yapılan çalışmalar incelendiğinde görülür ki bu ömrü uzatarak kronik hastalıklarla savaşma yeteneğimizi de güçlendirir. 2003’te perhiz üzerine yazılanları inceleyip derleyen “Calorie restriction and aging: review of the literature and implications for studies in humans” başlıklı yazıya göre “Kalori kısıtlaması ömrü uzatır ve sıçanlar, fareler, balıklar, sinekler, kurtlar ve maya dahil olmak üzere pek çok biyolojik türde yaşlanma kaynaklı kronik rahatsızlıkları geciktirir. Bunun gerçekleşmesinde etkili olan mekanizma ya da mekanizmalar ise henüz bilinmiyor.” Ancak aşağıda yer alan araştırma önceden bilinmeyen bazı şeyleri gün ışığına çıkarmış durumda.
Perhiz beyne iyi gelir ve biz bunu uygularken beynimizde meydana gelen her türlü nörokimyasal değişiklik bunun kanıtıdır. Perhiz bilişsel işlevleri ve strese dayanıklılığı geliştirir, nörotropik faktörleri artırarak iltihaplanmayı azaltır.

Perhiz beyniniz için zorlu bir görevdir ve beyniniz bununla stres tepki yollarını duruma uydurarak baş eder. Bu yollar, beynin stres ve hastalık riski ile mücadele etmesini sağlar. Beyinde perhizle gerçekleşen değişikliklerin aynısı spor yaparken de meydana gelir: Her iki şekilde beyindeki protein üretimi artar (nörotropik faktörler) ki bu da nöronların, nöronlar arası bağların ve sinapsların gücünün büyümesi anlamına gelir.

“Perhizle aktif edilmiş olsun sıkı egzersizle… beyninizin karşılaştığı bu tarz zorluklar bilişsel seviyededir. Bu gerçekleştiğinde nöro ağlar aktive edilir, nörotropik faktörler artar ve bu da nöronların büyümesi ve sinapsların güçlenmesi ile sonuçlanır.”
Perhiz aynı zamanda hipokampüsteki kök hücrelerden yeni sinir hücresi üretilmesini de tetikleyebilir. Videoda aynı zamanda perhizin nöronların enerji kaynağı olan keton üretimini artırdığından ve hatta nöronlardaki mitokondri sayısını artırabileceğinden bahsedilmektedir.

Nöronlardaki mitokondri sayısının artmasıyla aralarındaki bağların oluşum ve gelişim seviyeleri de yükselir. Bu da öğrenme ve hafızanın geliştirilmesine katkı sağlar.


“Aralıklarla perhiz uygulamak sinir hücrelerinin DNA’yı onarma kabiliyetini güçlendirir.”

Aynı zamanda bunun evrimsel boyutuna da değinilmiş, atalarımızın nasıl uzun süre yiyeceksiz kalmaya adapte olduğundan bahsedilmiştir.

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden araştırmacıların Cell Stem Cell’in Haziran beşinci sayısında yayımlanan bir araştırma gösteriyor ki düzenli perhiz alışkanlığı bağışıklık sistemini güçlendirir ve yenilenmesini kolaylaştırır. Araştırma bulgularına göre perhiz, kök hücreleri uyku halinden kendini yenileme haline geçirir ve bu da kök hücre temelli organ/sistem yenilenmesini tetikler.
İnsanlar üzerinde yapılan klinik testlerde kemoterapi gören hastalar projeye katkıda bulundu. Hastalar uzun süre boyunca yemek yemedi ve bu, beyaz kan hücre sayılarını önemli miktarlarda düşürdü. Farelerde ise perhiz programı “yenileyici etkiyi aktive eden düğme gibi” hematopoietik kök hücreler için sinyal yollarını değiştirdi. Bilindiği üzere bu yollar, kan ve bağışıklık sistemi yenilenmesinden sorumludur.”

Tüm bunlar demek oluyor ki perhiz, eski ve zarar görmüş hücrelerin yok olmasına sebep olurken kök hücreleri kullanarak tamamen yeni ve sağlıklı hücreler üretilmesini sağlıyor.


“Uzun süreli perhizin hematopoietik sistem üzerinde bu denli yenileyici bir etkisi olabileceğini tahmin dahi edemezdik. Sizin açlıktan mideniz kazınırken sistemleriniz enerjiden tasarruf etme yolları arıyor ve bunun için yapılabileceklerden biri de ihtiyaç duyulmayan ya da zarar görmüş bağışıklık hücrelerini geri dönüştürmek. Hem insan hem hayvan deneklerde fark ettik ki uzun süreli perhizle beyaz kan hücre sayısı düşüyor. Sonra vücudunuza besin girdiğinde ise yenileri üretiliyor.” – Valter Longo

2007 yılında The American Journal of Clinical Nutrition’da perhiz üzerine yapılan çalışmaları gözden geçiren bir literatür incelemesi yayımlanmıştır. Yazıda hem hayvan hem insanlar üzerinde yapılan çalışmalar incelenmiş, perhizin kardiyovasküler rahatsızlık ve kanser riskini azalttığına kanaat getirilmiştir. Hastalıkların tedavisinde kullanılmaya oldukça yatkın olduğundan da bahsedilmiştir.
Perhiz Öncesi

Perhize başlamadan önce yeterli araştırmayı yaptığınızdan emin olun. Ben senelerdir uyguladığım için artık pek zorlanmıyorum.

Diyabet, kolestrol ve obeziteyle alakalı diğer sağlık problemlerini kontrol altına almak için BBC’den Michael Mosley tarafından test edilmiş ve bizim de size önerebileceğimiz bir perhiz şekli “5:2 Diyeti”dir. 5:2 programına göre perhiz günlerinizde bol miktarda çay ve su tüketirken porsiyonlarınızı normalin dörtte biri miktarına düşürürsünüz (erkeklerde 600, kadınlarda 500 kalori civarı). Haftanın kalan beş gününde normal beslenmenize devam edebilirsiniz.

Başka bir yöntem ise tüm besin tüketiminizi sabah 11 – akşam 7 arasında yapmak ve bu saatler dışında hiçbir şey yememektir.

Nihayetinde iyi bir beslenme düzeni sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Vücudunuza neyin girmesine izin verdiğiniz ise yapbozun önemli parçalarından biri olarak kalıyor. Umuyorum ki bu durum ileride bilim çevrelerince tarafsız ve ön yargısız bir şekilde ele alınacak.

YouTube’da Dr. Joseph Mercola’nın düzenli perhizin faydalarını anlattığı videosunu, internette konu ile ilgili yazılarını bulabilirsiniz.

Yazan: Arjun Walia
Çeviren: Nejla Nur Güney
Yazının Orijinal Linki: http://www.collective-evolution.com/2015/12/11/neuroscientist-shows-what-fasting-does-to-your-brain-why-big-pharma-wont-study-it/

 

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.
Çevirmen Künyesi

NEJLA NUR GÜNEY
Boğaziçi Çeviribilim üçüncü sınıf öğrencisiyim. Üç yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Kahveye derin bir ilgi duyduğum için iki sene baristalık yapıp çeşitli demleme metotları öğrendim. İki buçuk senedir Japonca öğreniyorum ve mezun olmadan önce Japonya’ya değişim öğrencisi olarak gitmek istiyorum. Bir yandan freelance çevirmenlik ve (çevrimiçi) eğitimsel içerik yazarlığı yapıyorum. Erkek arkadaşımla birlikte İsveççe öğreniyor, İsveç’e yerleşme planları yapıyoruz. Hobilerim: diller, öğrenmek, kitaplar, yemek yapmak. Köpekleri, kirpileri ve kar tilkilerini çok seviyorum.

İş’in Geleceğine Katıl

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.