Spiritüel

Neden ‘Evren’le Dansınızı Siz Yönetmeyesiniz?

Neden ‘Evren’le Dansınızı Siz Yönetmelisiniz?

‘Evren’in ilk adımı atması için mi bekliyorsunuz hâlâ?

Bir zamanlar, sürekli karşısına çıkıp hayatının gidişatını kökünden değiştirecek o ‘Büyük Proje’ den bahsedip duran bir arkadaşım olmuştu. Tek ihtiyacı olan o ‘Büyük Proje’ydi ve ardından onun seviyesine daha yakın bir şeyler yapmaya başlayabilirdi.

Onu dinledim ve gerçek anlamda duydum- Ben de aynı yollardan geçmiştim daha önce (Bazen hâlâ kendimi orada bulurum).

‘Evren’in bir şeyler başlatmasını beklemek kolaydır. Karşımıza çıkacak o ‘Büyük Proje’, bizi seçme ihtimali olan o editör, dikkatleri bize çekecek o nüfuzlu hayırsever, o terfi, o beklenmedik piyango ya da talih kuşu; eğer onlara sahip olabilseydik her şeyi bizim için çok daha iyi hale getirebilecek tüm bu şeyler..

İşte ‘Evren’le dans etmek hakkında öğrendiğim şey: Çok nadiren dansı o başlatır. O harikulade bir partnerdir; ama yalnızca dansı siz yönetiyorsanız. Ve ardından birdenbire yukarıda bahsettiğimiz her şey gerçekleşmeye başlıyor gibi görünür.

‘Evren’in yaptığı, size dans etmeniz için birçok fırsat sunmaktır. Bu fırsatlar bazen kafanıza düşen, bazense adeta derin bir kuyudan çekip çıkarmanız gereken cinstendir. Ama her gün, onlar oradadırlar -yalnızca onlara kulak vermeniz ve müziğin başladığını duyduğunuzda dansı yönetmeniz gerekir.

Herkesin bildiği gibi, şans, amaç ve geçmişle beraber hayatımızdaki üç temel öğeden biridir. Eğer bir dans fırsatı önümüzdeyse ve biz dans etmemeyi seçersek, şanssız olduğumuzu iddia edemeyiz. Eğer bir dans fırsatı önümüze çıktığı zaman geçmişimizin bizi tanımladığına karar verirsek -ki bu kendini genellikle ‘Yapamam çünkü önceki seferlerde..’ şeklinde başlayan cümlelerle gösterir- yine, şanssız olduğumuzu iddia edemeyiz.

Ve eğer ‘tuhaf (weirdo)’ olarak nitelendirdiğimiz kendimizi dünyadan alıkoyar ve paylaşmayı beklediklerimizi paylaşmak için tesadüfi bir olayın gerçekleşmesini beklersek ‘Evren’le dansı biz yönetmiyoruz demektir.

Farklı bir şekilde ortaya çıkın. Siz, geçmişiniz değilsiniz. Kalkın ve gayret gösterin.

Virgil’in “Talih cesur olandan yanadır” sözünü değiştirecek olursak, Evren dansı yönetenlerden yanadır.

‘Evren’le dansı siz yönetin. Müziğin çaldığını duymak için ruhunuzun kulaklarıyla dinleyin.

Bugün. Neredeyseniz. Elinizde ne varsa.

Başlayın.

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Yazının Orijinal Linki

Çeviren: Rabia Evgin

Çevirmen Künyesi

Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünde bir yıllık lisans eğitimimi tamamladım ve an itibariyle gönlümün asıl efendisi olan psikolojiye geçmiş bulunmaktayım. Daha okuma yazma bilmezken yakaladığım herkesten bana kitap okumalarını isterdim. O zamandan bu yana kitaplarla aramdaki sıkı ilişki hiç bozulmadı. İnsanları ve evreni daha iyi anlamak için büyük bir açlık duyuyorum. Bu nedenden olsa gerek öğrenmek en büyük tutkum. Dans ve müzik de bu hayatta asla vazgeçememem dediğim, benim için çok kutsal olan öğelerden. Gittikçe materyalistleşen dünyada ruhani yönümüzü besleyebilecek her türlü fırsatın peşinden koşmak gerektiğine inanıyorum.

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.