Spiritüel

Meditasyon Sanatında Ustalaşın: Meditasyonun On Temel Adımı – 2

Aşk Meditaston Kolektif Kozmos
Credit: The Event Chronicle

Bu yazımız, “Meditasyon Sanatında Ustalaşın: Tüm Detaylarıyla 10 Adımda Meditatif Gelişim” başlıklı üç parçalık yayın dizisinin sonuncusudur. Şu ana kadar genel anlamda meditasyonu ve detaylı olarak ilk yedi adımı inceledik.

Ustalık: Sekizinci, Dokuzuncu ve Onuncu Adımlar

Sekizinci Adım: Esnek Bir Zihin ve Hislerden Uzaklaşabilme

Esnek bir zihin sayesinde hiç çaba göstermeden dikkatinizi tek bir noktaya yoğunlaştırabilseniz de fiziksel acı ve rahatsızlık oturma sürenizi sınırlı kılabilir. Yedinci adımda başlayan tuhaf hisler ve istemsiz vücut hareketleri devam edebilir ve hatta daha da sıklaşıp yoğunlaşabilirler. Zihninizi ve hislerinizi uyum içinde yönetip algılamayı başarabilirseniz fiziksel esneklik kazanıp tüm bu sorunlardan kurtulursunuz. Hislerden uzaklaşmak elbette transa girmek anlamına gelmez; sadece beş temel his ve zihin siz meditasyon yaparken sessizliğe bürünür.

Hedef: Tüm hislerin tamamen bir olması ve meditatif zevkin doruğuna ulaşılması.
Engeller:
Bu adımda sizi asıl zorlayacak olan şey, yaşayacağınız ilginç ve çeşitli deneyimlerdir. Alışılmadık ve genelde pek hoşlanmayacağınız deneyimler, sezgiler, istemsiz hareketler, hisler veya vücuttaki güçlü enerji akışları, ve tabi ki yoğun bir hazdan bahsediyoruz. Ama bunlara odaklanıp kontrolü yitirmemelisiniz. Kendi hallerine bırakın gitsinler.
Yöntem:
Çaba harcamadan yoğun dikkat ve iç farkındalık pratiği yaparak meditatif hazza ulaşabilirsiniz. Bu süreçte Jhãna ve diğer İçgörü pratikleri çok işinize yarayacaktır.
Uzmanlık:
Yoğun meditatif hazzı deneyimlerken gözleriniz sadece tek bir iç ışığı görür, kulaklarınız yalnızca tek bir iç ses algılar ve vücudunuz keyif ve rahatlıkla dolar. Bu denli zihin ve vücut esnekliğiyle artık hiç dikkatiniz dağılmadan ya da fiziksel rahatsızlık hissetmeden saatlerce oturabilirsiniz.

Dokuzuncu Adım: Fiziksel ve Zihinsel Esneklik, Meditatif Hazzın Doruğu

Meditatif haz, fiziksel ve zihinsel esneklikle birlikte ortaya çıkar. Bu zihin seviyesine ulaştığınızda muhteşem bir fiziksel ve zihinsel mutluluk hissedersiniz.

Hedef: Meditatif hazzın olgunlaşıp sükunet ve ağırbaşlılığa dönüşmesi.
Engeller:
Meditatif hazzın yoğunluğu, zihninizi bulandırıp dikkatinizi dağıtabilir ve pratiğinizi bozabilir.
Yöntem:
Heyecan ve heves kaybolana kadar pratik yaparak meditatif hazza alışkın hale gelme. Sükunet ve huzura ulaşma.
Uzmanlık:
Güçlü sükunet ve huzurla birlikte gelen sürekli zihinsel ve fiziksel esneklik.

Onuncu Adım: Sükunet ve Huzur

Onuncu adıma ulaştığınızda samatha’nın tüm özelliklerini barındırıyor olursunuz: çaba sarf etmeden bir noktaya yoğunlaşabilme, açık bir zihin, haz, sükunet ve huzur. Başlarda bu özellikler meditasyon seanslarınızla birlikte son bulsa da siz pratiğe devam ettikçe giderek etkileri daha uzun sürer. Nihayetinde bu etkiler zihninizde sürekli hale gelir, çünkü samatha’nın özellikleri asla tamamen kaybolmaz. Ne zaman minderinize otursanız hemen ileri meditatif seviyeye geçebilirsiniz. Pratiğinizin bitmesinden saatler sonra bile hala samatha özelliklerini deneyimliyorsanız artık bu adımda ustalaşmışsınızdır. Onuncu adımda ustalaştıktan sonra zihniniz artık yenilmez bir güce ulaşır.

  • Dördüncü ve Son Temel Seviye: Uzmanlığın Zihinsel Getirilerinin Sürekliliği

Meditasyonun son adımında da ustalaştığınızda meditasyon esnasında deneyimlediğiniz pek çok pozitif zihinsel özellikleri iki seans arasında hissetmeye devam edersiniz. Bu sayede gündelik hayatınız siz ekstra bir çaba harcamadan otomatik olarak konsantrasyon, açık bir zihin, haz, sükunet ve huzurla dolar. Bu meditasyonun dördüncü ve son temel aşamasıdır.

Net Hedefler Koyup Gerektiğince Hareket Etmeyi Öğrenmek

Hepimiz bir şeyleri başarmak için gayret ettikten sonra somut sonuçlar elde etmek isteriz. Meditasyondan bahsederken de “başarmak”, “uzmanlaşmak” gibi kaçınamadığımız bazı kelimeler de bunun bir göstergesi. Ancak bu düşünce biçimi çalışmanıza engel olacaktır, çünkü zihninizi bile isteye boyun eğmeye zorlamış olursunuz. Zihni kontrol eden bir “benlik” olmadığının ve dolayısıyla suçlaycak birinin de bulunmadığının farkına varmazsanız, bu bir alışkanlığa bile dönüşebilir. Meditasyonda daha ileri basamaklara tırmandıkça “bensizliği” daha net bir şekilde kavrayacaksınız. Ama elbet o İçgörü seviyesine gelene dek beklemeniz sizin yararınıza olmaz. Daha sağlıklı bir ilerleme kaydedebilmek için bu alışkanlıktan hemen vazgeçmelisiniz.

Aslında hepimizin meditasyonla yaptığı şey tam olarak belli bilinçsel aktiviteleri kontrol altına almaktan başka bir şey değil. Biz farkına varmasak bile tüm başarılarımızın kaynağı niyettir. Çocukken voleybol oynamak istediğinizi düşünün. Belki o zaman bedeninizi gereken hızda yönlendirip topa zamanında müdahale etme konusunda çok başarılı değildiniz, çünkü bir şekilde eliniz kolunuz olması gerektiği gibi hareket etmiyordu. Fakat karşıdan gelen topa vurma niyetiyle pek çok kez pratik yaptıktan sonra refleks geliştirirsiniz. Yani aslında voleybol oynayan “siz” olmuyorsunuz; siz sadece topa vurmaya niyetleniyorsunuz ve gerisi bir şekilde geliyor. “Siz” niyetleniyorsunuz, vücudunuz otomatik olarak harekete geçiyor.

Bundan yola çıkarak niyetleri zihin davranışlarını kontrol etmede kullanırız. Gerekli ve sürekli çalışmalarla desteklenen niyet, tek bir noktaya odaklanabilen açık bir zihne ulaşmanın temel koşullarındandır. Pek çok seansta tekrarlanan niyetler sürekli zihinsel aktivitelere, onlar da zihin alışkanlıklarına dönüşür. Bu yüzden doğru şeylere niyetlenip yeterli gayreti göstermek oldukça önemlidir.

Aşağıda, meditasyonun on adımını niyete ağırlık vererek size tekrar başka bir açıdan göstermeye çalıştık. Lütfen ihtiyaç duyduğunuzda önceki listeye dönüp soru işaretlerinizi gideriniz.

Birinci Adım

Temel hedefiniz her gün düzenli olarak oturup meditasyon yapma ve bu süreyi olması gerektiği gibi kullanma niyeti oluşturma olmalı. Hedefleriniz net ve güçlü olduğunda kendiliğinizden yapmanız gerekenleri yapmaya başladığınızı görürsünüz. Eğer bunu başaramadığınızı düşünürseniz de kendinizi cezalandırmak ya da zorla pratik yapma zorunluluğu hissetmek yerine niyet ve motivasyon kaynağınızı güçlendirmeyi deneyin.

Hedefleriniz net ve güçlü olduğunda kendiliğinizden yapmanız gerekenleri yapmaya başladığınızı görürsünüz.

İkinci Adım

Sadece isteyerek nefesinize odaklı kalamaz ya da düşüncelere dalmaktan her seferinde kendinizi alıkoyamazsınız elbet. Onun yerine daha önce bahsettiğimiz, dikaktinizin dağılmaya başladığının farkına vardığınız o “aha” anını iyi değerlendirmeyi amaçlayın. Sonra da olabildiğince uzun süre nefesinize odaklı kalmak niyetiniz olsun. Zamanla bu yolda yaptığınız ufak alıştırmalar birer zihin alışkanlığına dönecektir. Giderek düşüncelere dalma sıklık ve süresi azalır, ve daha uzun süre nefesinize odaklı kalırsınız. Böylelikle hedefinize ulaşmış olursunuz.

Üçüncü Adım

Niyetiniz odak noktanızı unutmadan veya uyuyakalmadan iç farkındalığı sürdürmek olmalı. Dalgınlık gibi dikkat dağıtan herhangi bir şeyin farkına varır varmaz hemen müdahale edin. Aynı zamanda nefesinize mümkün olabildiğince iyi odaklanırken daha geniş bir farkındalık kazanmayı hedefleyin. Bu amaçlar ve getirileri temelde önceki adımların üzerine kurulu sayılır. Bunları alışkanlık haline getirirseniz dikkatiniz kolay kolay dağılmayacak.

Dörtüncü, Beşinci ve Altıncı Adımlar

Niyet ve hedeflerinizi akıllıca belirleyip iç farkındalığınızı güçlendirin. Böylelikle zihninizi rahatsız edecek herhangi bir şeyin hemen farkına varıp onu geç olmadan düzeltebilirsiniz. Seviye atladıkça bu hedefler yeteneklere dönüşecek. Her tür dalgınlık ve dikkat dağınıklığının üstesinden gelebilecek; uzun süre meditasyon objesine odaklanıp metabilişsel iç farkındalık edineceksiniz.

Yedinci Adım

Bu aşamada işiniz daha da kolaylaşır. Zihni sürekli olarak diğer etkenlerden koruma niyetiniz sayesinde hiç çaba göstermeden uzun süre meditasyon objesine konsantre olabilir ve berrak bir zihne sahip olabilirsiniz.

Sekizinci, Dokuzuncu ve Onuncu Adımlar

Hedefiniz, çalışmalarınızı sürdürerek otomatik olarak zihninizi yönlendirmek olmalıdır. Sekizinci adımda ekstra çaba göstermeksizin odaklanarak fiziksel ve zihinsel esnekliğe, hazza ulaşırsınız. Dokuzuncu adımda meditatif hazla sükunet ve huzura varırsınız. Onuncu adımda ise düzenli bir şekilde meditasyon yapmaya devam ederek tüm haz ve huzurun etki süresini uzatır, öğrendiklerinizi günlük hayatınızda da kullanabilirsiniz.

Her bir adımda seviyenize uygun hedef ve niyet tohumlarını zihninize ekersiniz. Bunları özen ve düzenli pratikle sulayıp erteleme, şüphe, arzu, isteksizlik ve sabırsızlıktan koruyunuz. Zamanla emekleriniz meyve verecektir.

Tohumu sürekli yerinden çıkarıp tekrar dikmekle sizce daha hızlı mı filizlenecektir? Elbette hayır. Bu nedenle sabırsızlık veya öfkenin sizi çalışmalarınızdan alıkoymasına ve daha “kazançlı” ve “kestirme” bir yol bulmaya ikna etmesine müsaade etmeyin. Her düşünceye daldığınızda ya da uyukladığınızda kendinize kızarsanız, pire için yorgan yakmış sayılırsınız. Dikkatinizi sabit kalmaya zorlamak, bir filizi çekiştirerek daha kolay uzayacağına inanmak gibidir. Fiziksel esneklik ve meditatif haz karşısında arzularımızın esiri olmakla daha kolay açsın diye bir tomurcuk başını yırtmak eştir. Sabırsızlanarak öğrenme sürecinizi hızlandıramazsınız. Sakin olun ve tüm bu adımların belli nedenlerle oldukları şekilde var olduğunu unutmayın. Zihninize usta bir bahçıvan gibi yaklaşın. Göreceksiniz ki zamanı geldiğince bahçenizde türlü meyve ve çiçek bitecek.

Yazı Dizisinin 1. Kısmı

Yazı Dizisinin 2. Kısmı

Yazan: Culadasa (John Yates)
Çeviren: Nejla Nur Güney
Yazının Orijinal Linki

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Çevirmen Künyesi

NEJLA NUR GÜNEY
Boğaziçi Çeviribilim ikinci sınıf öğrencisiyim. İstanbul’da yaşıyorum. Eğlenerek öğrenmeyi, kitap okumayı, dilleri, dizi izlemeyi ve FPS oyunları çok seviyorum. Ağırlıklı olarak trash metal dinlesem de enstrümanların kendi sesini duyabildiğim her tür müziğe açığım. Siyah giyiyorum. Mephistopheles’i seviyorum.

Bir Yorum Yazın

Yorum yazmak için tıklayın

İş’in Geleceğine Katıl

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.