Spiritüel

Kişisel Gelişiminizin Bir Sonraki Evresine Nasıl Ulaşırsınız?

Kişisel Gelişiminizin Bir Sonraki Evresine Nasıl Ulaşırsınız?

“Hayatının her bir aşaması farklı bir sen ister.” – Leonardo DiCaprio

Hayat çok oyunculu bir oyundur. Hayatınızın oyununda sonraki her sahnede, farklı rollerde, farklı destekleyici oyuncularla oynayacak ve yeni zorluklarla karşılaşacaksınız.

Bir sahneden diğerine geçmek yeniliği de kaybı da beraberinde getirir. Eğer gerçek bir değişim ve geçişten bahsediyorsak, bunun her zaman zor olduğunu söyleyebiliriz. Bir role fazlasıyla bağlanmak ve onu kendi kişiliğinizin bir parçası gibi algılamak kolaydır. Önceki sahnelerdeki çeşitli karakterlerin bir sonraki sahnede sizin için bir anlam ifade etmediğini fark etmek acı vericidir, ancak yine de bu karakterlerin yerini yeni karakterlerle doldurmaya çalışırız.

Buna izin verirsen, hayat, seni şimdiye kadar planlayabildiğin herhangi bir şeyin ötesinde büyük bir yolculuğa çıkarır. Eğer kabul edebilen ve açık görüşlü biriyseniz, şu anki görünüşünüzün çok dışında biri olacak ve çok beklenmedik şeyler yapacaksınız.

Oynayacağın Roller

Istakoz yumuşak ama katı ve sert bir kabuğu kendine ev edinmiş bir canlı. Bir ıstakoz yetiştiğinde ise kabuğu ona kısıtlayıcı, hatta boğucu ve acı verici hale gelir.

Istakoz kendini konforsuz hissettiğinde: yırtıcılardan korunmak için bir kayanın altına gizlenir, eski kabuğunu atar ve yenisini geliştirir. Bu işlem ıstakozun ömrü boyunca tekrarlanır.

Istakozun kabuklarının her biri öncekinden farklı olabilir. Nitekim, yeni kabuğu içinde ıstakoz en yakın arkadaşları hatta kendisi tarafından bile tanınmayabilir.

Aynı şekilde, hayatınızdaki çeşitli sahneler sizden hiç düşünmediğiniz birisi olmanızı isteyebilir. Önceki sahnelerde çekingen ve sessiz kalmış olsanız da yeni durumunuzda öncülük etmeniz ve cesurca konuşmanız gerekebilir.

Her durum farklıdır.

Bireyselleştirilmiş kültürümüzde, kendimize ait bir varlık olduğumuz gibi, kendimizi bir bağlamdan yoksun görmek isteriz. Ancak, kimlik ve anlamlar aynı bağlam içerisinde barındırılır. Örneğin giydiğiniz gömleği ele alalım. Size göre, sadece bir gömlek olabilir, bir bebeğe göre bir paket olabilir ve bir güveye göre ise öğle yemeği olabilir.

İki şeyin arasındaki ilişki iki şeyin kendisi değil, gerçekliktir.

Ara Sahneler (ve kabuklar)

Yolculuğunuzdaki her aşama boyunca, küçük ve bazen de büyük ölçekte kimlik krizleri yaşayacaksınız. Bu eğlenceli olmasa da gerekli ve doğal bir süreçtir.

Kimlik Durumu Teorisine göre, belirli bir role başarı ile bürünmeden önce kimlik krizi yaşarsınız. Kimlik krizini yaşarken, kabuğunu yitirmiş ıstakoz gibi olduğunuzu varsayabilirsiniz. Kim olduğunuzu ya da sıradaki şeyin ne olacağını bilmiyorsunuz.

Jeff Goins bu aşamayı “The In-Between” olarak adlandırıyor- şu an ve sonraki büyük şey (her ne ise artık) arasındaki gerginlik. Bu arada geçen zaman kafa karıştırıcı ve can sıkıcıdır. Çıplak ıstakoz gibi büyür ve eski kabuğunuzu atarsınız, ancak henüz yeni bir kabuk bulamazsınız. Bu süreçte en çok da savunmasız hissedersiniz.

Her Sahnede, Bir Çocuk Gibi Hissedeceksin

Yolculuğunuzdaki her yeni aşamada bir çocuk gibi hissedeceksiniz. Yeni şeyleri öğrenmeniz ve onları uygulamanız gerekecek. Geçmiş dersleri unutup, bir şeyleri yeni açılardan ve yeni anlamlarla öğreneceksiniz.

Sürekli büyüme, sürekli olarak bir çocuk olmayı gerektirir. Bir çocuk olarak, can atmaya ve anlayış aramaya başlarsınız. Öğrenip adapte olduktan sonra da muhtemelen kayıtsız kalacaksınız. Bundan dolayı, büyümek adına o can atmalarınızın geri dönmesi için tekrar çocuk olmanız gerekecek. Bu şekilde, asla sıkışmayacak ya da durgunlaşmayacaksınız.

Geride Bırakacaksın

“Kendini kaybetmekten korktuğun her şeyden vazgeçmek için eğit.” – Yoda

Şahsen, bir kabuğu terk edip bir başkasına girmenin tam ortasındayım. Yeni kabuğumda yer olduğundan emin olmak için çok fazla zamanı düşünerek geçirdim. Bu sonraki sahnede hangi karakterler daha mantıklı olacak? Hangi alışkanlıkları ve davranışları değiştireceğin? Hangi rolü oynamalıyım?

Tasfiye sürecinin bir parçası olarak, eski e-posta adresim spam maillerle dolu olduğundan, yeni bir e-posta adresi oluşturmaya karar verdim. On yıldan uzun zamandır aynı telefon numarasını kullandıktan sonra telefon numaramı değiştirdim. Hayatımın önceki sahnesinde etkisi olan yakın arkadaşlarımla konuştum ve onlara yeni yolculuğumu anlattım.

Açık olmak gerekirse, ilişkilerinizin aniden sonlanacağını söylemiyorum. Ancak, bir örnek olarak, lisedeki iki iyi arkadaşım, hayatımın şimdiki sahnesinde egemen karakterler olarak mantıklı kişiler değiller.

Şu andaki hayatımda- ki bu hayatı bilinçli olarak tasarladım ve seçtim- ben bir eşim, 3 çocuğumun babası, öğrenci ve yazarım. Bu sahnede oynadığım çeşitli roller önceki bölümlerle değil karakterlerle ilgili.

Örneğin, benim doktora araştırma danışmanım hikayemin önceki sahnesinde yer almıyordu. Ama içinde bulunduğum sahnede çok önemli bir rol oynuyor. Yazdığım yazılar ve verdiğim danışmanlıklar sayesinde insanlar hayatımın sahnesine dahil olurlar ve birbirimize ileriki sahnelere geçmek adına destek oluruz.

Danışmanlar gelir ve giderler, arkadaş gibidirler. Öğrendiğimizi birbirimizi öğrettikten sonra o belli bölüm kapatır ve bir gün gelecek bir bölümün bizi bir araya getireceğini umarız.

Her Sahne Öncekinde Daha İyi Olmalı

Ardından gelen her sahne en sonuncudan farklı görünecek ve hissedecektir. Bazı sahnelerde, dünyanın tepesinde olacaksınız. Diğer sahnelerde, sevimli hayatınız için bekliyor olacaksınız.

Bir insanın sürekli büyüyüp gelişmesi gerekir. Her ardışık sahnede, zamanınız daha iyi harcanmalı, karakteriniz daha rafine edilmeli, işiniz daha anlamlı ve ilişkileriniz daha otantik olmalıdır.

Değişikliklerin her yeni sahnede nasıl göründüğünden bağımsız olarak içtenlikle daha iyi ve daha olgunlaşmış olmalısınız. Ve kişisel olarak iyileştirme oranınıza karar vereceksiniz. Her yeni aşamaya- bebeklikten yetişkinliğe- büyümek için başarılı bir şekilde adapte olma yeteneğiniz, sahneden sahneye veya kabuktan kabuğa ne kadar hızlı geçtiğinizi belirleyecektir.

Potansiyeliniz sabit değil, sınırsızdır. Ancak, ne kadar ilerleyeceğinizi belirleyen sizsiniz. Genetiğiniz değil, toplumunuz değil. İçinde bulunduğunuz her evreye nasıl tepki vereceğinize siz karar vereceksiniz. Yanıtladığınız şey bir sonraki aşamayı ve sonraki aşamayı belirleyecek.

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Yazan: Benjamin P. Hardy

Yazının Orijinal Linki

Çeviren: Rabia Evgin

Çevirmen Künyesi

Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünde bir yıllık lisans eğitimimi tamamladım ve an itibariyle gönlümün asıl efendisi olan psikolojiye geçmiş bulunmaktayım. Daha okuma yazma bilmezken yakaladığım herkesten bana kitap okumalarını isterdim. O zamandan bu yana kitaplarla aramdaki sıkı ilişki hiç bozulmadı. İnsanları ve evreni daha iyi anlamak için büyük bir açlık duyuyorum. Bu nedenden olsa gerek öğrenmek en büyük tutkum. Dans ve müzik de bu hayatta asla vazgeçememem dediğim, benim için çok kutsal olan ögelerden. Gittikçe materyalistleşen dünyada ruhani yönümüzü besleyebilecek her türlü fırsatın peşinden koşmak gerektiğine inanıyorum.

Bir Yorum Yazın

Yorum yazmak için tıklayın

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.