Spiritüel

Kendinizi Bulacağınız Yer: Yalnızlık

Yalnızlık Size İyi Gelecek
Credit: psych2go.net

Birlik yansıtmayla keşfedilmez, ancak yaratılır.― Richard M. Rorty,

Bir günde büründüğünüz kaç rol olduğunu biliyor musun? Herhangi bir çaba harcamadan bir rolden diğerine geçebiliyor musun?  Ne zaman gerçek “sen” olduğunu biliyor musun? Her sabah uyandığımızda, gözlerimizi açmadan önce, sorumluluklarımız başlamamışken, sadece bize ait olan bir an var. İşte o anda; tercihlerimizi, deneyimlerimizi ve amacımızı şekillendiririz.

Yalnızlığın Bize Hediyesi

“Bir insan ancak yalnız olduğunda kendisi olabilir, eğer yalnızlığı sevmezse özgürlüğü de sevemeyecektir. Ancak yalnız olduğunda gerçekten özgür olacaktır.- Arthur Schopenhauer

Akıllı telefon, laptop, komşu, eş ya da çocukların işgali olmadan, etrafımızdaki dünyadan soyutlandığımız zamanlar çok nadir olur. Yalnız olmak; yerine getirilecek yükümlülüklerin, gerçekleştirilecek beklentilerin, kendimizden başka mutlu edecek kimsenin olmaması demektir.

Yalnızlığı yaşamayı tercih ettiğimiz sürece yalnız olmaya kendimiz karar verdiğimizde, günlük hayatta çok nadir tanıdığımız, kendimize ait parçaları keşfetme ve yaratma özgürlüğümüz olur.

Yalnızlık, dışarıdan dikkatimizi dağıtan herhangi bir şey olmadan, olduğumuz kişinin özüne tekrar bağlanma fırsatını bize tanıyan sessiz bir alandır.

Rol Gerçekte Nedir?

Rol, insanlarla etkileşime geçerken oynadığımız bir bölümdür. Davranışlarımız ve tavırlarımız, diğer insanların bizden beklentileri doğrultusunda değişir. Önemli rollerin senaryoları vardır ve bu rolleri oynayanların bu senaryolara uyması beklenir (Stark 2007).

Örneğin, kardeşime yaklaştığım şekilde müdürüme yaklaşmam. Müdürümün profesyonel şekilde davranmam yönünde benden beklentisi vardır. Odada zıplayıp oynamamı ya da kendisiyle güreşmemi beklemez.

Arkadaşlarımıza ve ebeveynlerimize tek bir şekilde davranırız, ancak çocuklarımıza farklı yaklaşırız. Aynı kişiyiz ancak her bir rolde farklı davranıyoruz. Bazı ortak roller aşağıda listelenmiştir:

  • Büyükanne ve büyükbaba
  • Anne/Baba
  • Çocuk
  • Kardeş
  • Öğretmen
  • Mentör
  • Sporcu
  • Öğrenci
  • Çalışan
  • Müdür
  • Vaiz/Din Adamı/Bakan

Liste uzayıp gidecek gibi görünüyor. Tercihen büründüğümüz bazı roller, eş ya da arkadaş olmak gibi, doğduğumuz diğer kişiler ve olmak istediklerimiz… Bütün bu kişileri oynamamız çok sayıda insana karşı birçok sorumluluk yükler. Bizi bir bütün yapacak, kendimize ait birçok parçayı birbiriyle bir araya getirmeyi öğrenmek hiç kolay bir iş değil.

Roller Ne Zaman Çatışır?

Rollerimizden biri diğeriyle uyuşmaz hale geldiğinde roller çatışır. Şöyle diyelim; kızımın izci grubunun lideriydim ve kızımın yabancılarla iletişim kurmaktan korktuğunu fark ettim, onlardan kurabiye satın almalarını istedim. Kız izci lideri olarak, bilgi verip kızıma korkusuyla nasıl yüzleşeceğini öğretmeyi isterdim. Bir anne olarak, onu korkmaktan korumayı isterdim. Roller birbiriyle uyuşmadıklarından ve çatışma çıkacağı için her ikisini de yapamam.

Diğer bir örnek, ailedeki gereklilikler işteki rol gereklilikleriyle uyuşmadığında olabilir.

Toplantım geç bittiğinden oğlumun konserini kaçırmak aile-iş çatışması yaratır.

Roller birbiriyle çatışmaya başladığında, rolün gerekliliklerini yerine getirme becerimize ilişkin tereddüt duymaya başlarız. Zihinsel ve fiziksel sağlığımız,  hâlihazırda sinir sistemimizde olan ve üstüne eklenen gerginlikten dolayı zarara uğramaya başlar. Fiziksel rahatsızlıklara kaçınılmaz şekilde yol açan stresin belirtileri aşağıda verilmiştir:

  • Depresyon
  • Kaygı
  • İşte ya da Ailede Tatminsizlik
  • Moral bozukluğu
  • Düşük performans
  • Asabiyet
  • Uyku Paternlerinde Değişim

Bu belirtiler hayatımızda dikkat etmemiz gereken bir şeyi gösteriyor. Kendi özümüzü kaybetmeye başlamadan önce oynadığımız rolleri ayırmamız ve uzlaştırmamız önemli.

Yalnızlıktaki Birlik

“Bazen yalnızlığın tam ortasında en tatlı birliği buluruz.”

Birlik– genellikle bir gruptaki ortak çıkarların his ya da eylem bütünlüğü anlamına gelir. Her birimin içinde bulunduğumuz herhangi bir duruma karşılık kullandığımız farklı davranış ve eylemlerle birlikte bir dizi rolü vardır. Bazen bu roller karışır, kaybolur ya da birlikte karmakarışık bir hal alır. Bu durum, sadece akıl sağlığımızın bir parçasını değil aynı zamanda “içsel ben”e ait bir parçayı da kaybettiğimizde olur. Dinginlikle geçen biraz zamandan sonra,  her ikisini de tekrar kazanırız.

Peki, oynadığımız bütün bu rolleri bir birey olarak olduğumuz kişiyle bir araya nasıl getirebiliriz? Yalnızlık için zaman buluyoruz. İstediğimiz kadar kalabileceğimiz, kimsenin rahatsız etmeyeceği bir yere gidiyoruz. Herhangi bir zorunluluk olmadan gerçek benliğimizi arayabileceğimiz bir sessizlik. Yalnızlık, kendimizi keşfetme ve en iyi benliğimize bürünme fırsatı verir.

Böylece, her gün yalnızlık için kendinize zaman ayırın. İçinizdeki boşlukta kendinizle iletişime geçin ve sessizliğin sesini dinleyin. Dinlemeye değer olsa da Disturbed grubunun şarkısını değil, sessizliğin kulağınıza nasıl geldiğini duyun. İşte burası, kendinizi bulacağınız yer olacak.

Yazının Orijinal Linki

Çeviren: Berna Tonus

Çevirmen Künyesi

Marmara Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık mezunuyum. Ancak mesleğimi farklı bir alanda sürdürmekteyim, İnsan Kaynakları İş Ortağı olarak çalışıyorum. Uzun zamandır psikolojiye olan ilgim nedeniyle buna yönelik kitaplar, makaleler ve yayınları takip ediyorum. Şu an almakta olduğum koçluk eğitimiyle biraz da olsa psikolojiye dokunmuş oldum. Kuantum düşünme, farkındalık ve bilinç konularıyla ilgili her geçen gün yeni şeyler öğrenmekten çok büyük keyif alıyorum.

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.