Spiritüel

Karanlık Tarafınızın Farkına Varmak Neden Önemlidir?

Karanlıktan korkmayın - kolektif kozmos
Credit: Hannah Arendt Center

Küçükken karanlıktan korkar mıydınız? Çoğumuz korkardık. Sanıyorum ki hiçbirimiz bu korkunun sebebini sorgulamadık. Karanlığın korkulacak bir şey olduğu, bize zarar verebilecek bilinmeyen birçok tehlikeyle dolu olduğu hepimize öğretilmişti.

 

Peki, ışıkları açtığınızda ne oluyordu, hatırlıyor musunuz? O bilinmez şeylerin korkutucu olmadığını gördünüz. Ve artık bilinmeyen şeyler de değillerdi; etrafınızdaki eşyalardı sadece.

 

Hepimiz karanlığı korkunç ve bilinmez şeylerle özdeşleştirmeyi öğrendik; karanlık düşünceler ve hislerle konuşmanın iyi bir şey olmadığını da… Hislerimizin üzerinde gezinen gölgelerden kurtulmak, odamızın ışığını açmaktan çok daha zor. Bu yüzden de çoğumuz bunu yapmayız. Ancak derine inmemek, yüzeysel düşünmek çok daha kolay olsa da bilmeliyiz ki  ruhumuzdaki karanlık biz kabul etsek de etmesek de orada ve büyüyüp gücüne güç katıyor.

 

Karanlığı anlamak

Biz büyüdükçe, duygusal karmaşalarımız ve korkularımız da büyür ve zamanla bizim gölgemiz gibi olmaya başlarlar. Hepimizde biz farkında bile olmadan kararlarımızı etkileyen gizli birer parça vardır.

 

Doğrusunu isterseniz, bu tarafımızı hem kendimizden hem de diğer insanlardan saklamak için çok fazla çaba gösteriyoruz. Bu bizim karanlık tarafımız. Utandığımız ve göstermekten korktuğumuz tarafımız. Ama inkar etmek, karanlığın bilinmezliği içinde yatan kendi gücümüzü görmemizi de engelliyor.

 

İçimizdeki karanlığı yadsımaya, saklamaya geçmişten gelen sebeplerle, daha derine inmeden karar vermişizdir. Ve bu bizi kendimizi açıkça ifade etmekten alıkoyar.

 

Her şekilde, gölgelerimizi saklamak ihanetin en yüksek mertebesi olarak düşünülebilir. Karanlık taraflarımızı örterek, kendimizi tümüyle ifade etmeyi hakketmediğimizi söylüyor ve kendimize ihanet ediyoruz. Sonunda, insanlardan gizlemek istediğimiz yönlerimizin açığa çıkmasından ve reddedilmesinden korkumuz nedeniyle gizlilik, manipülasyon ve –mış gibi yapma hayatımızın büyük bir kısmını ele geçiriyor.

 

Daha öncede dediğim gibi, gölgemiz kendini zayıflık veya güç olarak gösterebilir. Kendimizin tümüyle farkında olmak, bize gerçek gücümüzü ortaya koyma şansı verir. Diğer taraftan bazı taraflarımızı yok saymak her zaman yaralayıcı sonuçlar doğurur.

 

Benliğimizin karanlık köşelerini keşfettikçe, karakterimizdeki bozuklukları daha çok görürüz. Bunlar bağımlılık, endişe, iş ve ilişkilerde başarısızlık veya bize ve çevremizdekilere zarar verebilecek farklı davranış biçimleri olarak dışa vurulabilir.

 

Gölgelerimizin farkında olmak erken yaşta yaşanan problemlere ışık tutacağı gibi iyileşme ve değişime de olanak sağlar. Fakat olan bitene göz yummayı tercih ettiğimiz sürece, problemler büyümeye ve hayatlarımızı zehirlemeye devam eder.

 

Maneviyatımızı güçlendirmek için gölgeleri aşmalıyız

Tüm ruhani çalışmalar gölgelerimizin ortaya çıkarılması ve anlamlarıyla değerlendirilmesini gerekli kılar. Yalnızca aydınlanmayı aramak, iç huzurun peşinden koşmak bizleri utanç, suçluluk, açgözlülük, rekabet, şehvet ve hırs gibi duygulardan uzaklaştırır. Halbuki gerçek ışığa ve aydınlanmaya ulaşmak için öncelikle bu duyguların aşılması gerekir.

 

Gölgemizi, karanlık tarafımızı yok saydığımızda meditasyon gibi basit ruhani egzersizler bile zorlaşabilir. Gözlerimizi kapayıp düşüncelerimizle baş başa kaldığımızda bastırdığımız gölge ortaya çıkar.

 

Göz ardı ettiğimiz şeyler bizi her zaman sınırlar ve dışlanmış hissettirir. En derinimizde görmezden geldiğimiz hislerin içimizde var olduğunu biliriz ve onları saklamak bizi hakikatten uzaklaştırır, bazen de kendimize zarar verecek davranışlara sürükler. Gölgemizi kabul edip içselleştirmezsek, ruhani ve kişisel gelişimimiz sınırlı kalır. Karanlığa bakmaktan kaçarsak başkaları tarafından anlaşılma isteğimizi reddetmiş oluruz.

 

Gerçekliği anlamaya çalışırken edindiğimiz özelliklerle kendimizi aşırı derecede özdeşleştirmeye başlarız. Bu da karakterimizi, insanlara ve dünyaya karşı tutumumuzu şekillendirir.

 

Hayattaki rollerimiz ve kişiliğimiz, kendimizi daha değerli hissetmemiz için ellerinden geleni yapar. Bu bazılarımız için akıllı olmak, başarılı olmak ve güçlü olmak iken bazılarımız için tam tersi olabilir. Kişiliğimiz hayatımızı ne şekilde kontrol etmeye çalışsa da, nihayetinde bu aslında sahip olmadığımız özelliklerimiz için başkalarının sevgisini ve takdirini kazanmaya çalışma çabamızdan başka bir şey değildir.

 

Benliğimizin parçaları bir arada kalsın diye uğraştıkça, ayrılıklar yaratırız. Buradaki mesaj şu: “İçimde olduğunu bildiğim, benliğimin bazı parçalarını görmek ya da hissetmek istemiyorum ve başkalarını da benim reddettiğim bu özelliklere sahip olup onları dışarı yansıttıkları için eleştirmeyi tercih ediyorum.” Böylelikle içimizdekiler ve dış dünya arasında ayrılığı seçeriz. Yalnızlaşma, acı dolu bir kafesin içinde devam eder.

 

Olduğunuz kişiyi bütünüyle kabul etmek

Işığa giden yol karanlıktan geçer. Biz istesek de istemesek de, tüm gizleme çabalarımıza rağmen karanlık tarafımız içimizde var olmaya devam eder. Orada olduğunu ve sürekli kabullenilmek için çabaladığını biliriz.

 

Gölgemizle kendimizi rahat ve güvende hissettiğimiz bir ortamda yüzleşmeliyiz. Diğer türlüsü, daha da korkunç bir yalnızlaşmaya sebep olabilir. Güvende hissettiğimizde, farkındalığımızın altına gizlenmiş şeyleri görmeye ve ortaya çıkarmaya başlayabiliriz.

 

Güç, yaratıcılık ve güzelliğin cilalanmamış elmaslarını sınırlar içine hapsediyoruz. Gölgemizle yüzleşmek iyileşmek ve kendimizi sevmek için mükemmel bir adım.

 

Başlangıçta, bu heyecan verici ve gerekli yolculuğa çıkarken kim olduğumuzdan emin olmayabiliriz. Ama bu, çok uzun zamandır maskelerin ardına gizlediğimiz, bize tanıdık gelen bir yabancıyla karşılaşmak gibi. Çok geçmeden yeni olanaklar, bakış açıları ortaya çıkıyor.

 

Birdenbire hayatımız boyunca karşı karşıya geldiğimiz birçok sorunu, güçlü ve sahici bir bakış açısıyla görmeye başlarız. Bu dünyada tam ve eksiksiz olabilme kapasitemizi geliştirmiş oluruz. Ne dersiniz, böyle bir aydınlığa hazır mısınız?

 

Yazı: Milan Karmeli

 

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.