Doğa ve Sağlık

Kaçınmanız Gereken 10 Katkı Maddesi

Hormonlu Meyve Kolektif kozmos
Credit: Times Union

 

Katkı maddeleri, yiyecekleri güzel göstermek, onların lezzetini arttırmak ve raf ömrünü uzatmak için yüzyıllardır kullanılıyor. Peki bu katkı maddeleri yiyeceklerinize gerçek bir değer “katıyor” mu?

Katkı maddeleri, işleme, paketleme ve saklama işlemlerinde kolaylık sağlamak için yiyeceklere katılıyor ama, makarna veya peynir kutusunu okuyarak, içindeki katkı maddelerinin ne olduğunu ve neden bu kadar uzun bir raf ömrüne sahip olduklarını nasıl bileceğiz?

Standart bir Amerikan evi, yiyecek bütçelerinin yaklaşık yüzde 90’ını işlenmiş gıdalar üzerine harcamakta. İşlenmiş gıdalar alarak, sağlığa zararlı yapay katkı maddelerine gereğinden fazla maruz kalıyorlar.

Bazı katkı maddeleri diğerlerinden daha zararlıdır. İşte uzak durmanız gereken en zararlı katkı maddeleri:

1. Yapay Tatlandırıcılar

Nutrasweet ve Equal isimleriyle bilinen Aspartam (E951), “diyet” ya da “şekersiz” adı altında satılan gıdalarda bulunuyor. Aspartamın kanserojen olduğuna inanılırken, ters reaksiyonlara yol açma olasılığı, diğer katkı maddelerine kıyasla daha fazla. Kanserojen olmasını yanı sıra, sinir dokularına da zarar veren bir zehirdir. Aspartam, dostunuz değildir. Zekayı ve hafızayı kötü yönde etkilediği bilinen bu zehirli tatlandırıcının bileşenleri, beyin tümörü, lenfoma, diyabet, Multiple Skleroz, Parkinson, Alzheimer, fibromiyalji ve kronik yorgunluk gibi birçok sağlık sorununa yol açarken, depresyon, anksiyete, sersemlik, baş ağrısı, uykusuzluk, zihin bulanıklığı, migren ve nöbetler gibi çeşit çeşit duygusal rahatsızlığa da sebep oluyor. Nispeten yeni bir yapay tatlandırıcı olan ve hamur işi, sakız ve jelatin gibi gıdalarda bulunan Asesülfam potasyum ise derinlemesine test edilmemiş bir madde ve böbrek tümörleriyle bağlantısı olduğu biliniyor.

Aspartam, diyet ya da şekersiz içeceklerin ve kolaların, jölelerin (ve diğer jelatinlerde), tatlıların, şekersiz sakızların, hamur işlerinin, sofralık tatlandırıcıların, mısır gevreklerinin, bazı dondurmaların, soğuk çayların, çiğnenen vitaminlerin ve diş macunlarının içinde bulunur.

2. Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu

Amerika’daki bir numaralı kalori kaynağı olan yüksek fruktozlu mısır şurubu (HFCS, high fructose corn syrup), tasfiye edilmiş yapay bir tatlandırıcıdır. Neredeyse tüm işlenmiş gıdalarda bulunur. HFCS, diğer bileşenlere kıyasla daha hızlı kilo aldırır, kötü kolestrolünüzü arttırır ve diyabet, doku zedelenmesi gibi rahatsızlıklara davetiye çıkarır.

Ekmek, şeker, aromalı yoğurt, salata sosu, konserve sebze, mısır gevreği gibi birçok işlenmiş gıdada bulunur.

3. Monosodyum Glutamat (MSG / E621)

MSG, çorbalarda, salata soslarında, dondurulmuş ara sıcaklarda ve birçok restoran yemeğinde lezzet arttırıcı olarak kullanılan bir aminoasittir. MSG, hücreleri aşırı uyararak zedelenmelerine ya da ölmelerine sebep olan eksitotoksin maddesini içerir. Araştırmalar, düzenli MSG tüketiminin, depresyon, yönelim bozukluğu, göz hasarı, halsizlik, baş ağrısı ve obezite gibi olumsuz sonuçlar doğuracağını kanıtlamıştır. MSG, beynin nörolojik yollarını etkileyerek, doyma fonksiyonunu devre dışı bırakır ve bu da aşırı kiloya sebep olur.

Çin yemeklerinin (Çin Lokantası Sendromu), birçok atıştırmalığın, cipslerin, kurabiyelerin, sosların, hazır çorbaların, dondurulmuş yemeklerin içinde bulunur.

4. Trans Yağ

Trans yağ, gıda ürünlerinin raf ömrünü uzatmak için kullanılır ve tüketebileceğiniz en tehlikeli maddeler arasındadır. Kızarmış fast-foodlarda ve margarin ya da hidrojenlenmiş bitkisel yağlar ile hazırlanan işlenmiş yiyeceklerde bulunur. Trans yağlar, hidrojenleme adı verilen bir işlem ile oluşturulur. Birçok çalışmaya göre trans yağlar, kötü kolestrolü yükseltirken iyi kolestrolü düşürüyor. Kalp krizi ve kalp hastalığı riskini arttırıp, iltihap, diyabet ve diğer sağlık problemlerine yol açıyor. Danimarka’da %2 oranından daha fazla trans yağ asidi içeren yağlar yasaklanmış durumda.

Margarinin, fast-foodların, hamur işlerinin, cipslerin ve krakerlerin içinde bulunur.

5. Yaygın Olarak Kullanılan Gıda Boyaları

Araştırmalara göre gazoz, meyve suyu ve salata sosu gibi gıdalarda bulunan gıda boyaları, çocuklarda davranış bozukluklarına ve ciddi oranda IQ düşüşüne de yol açıyor. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalar, gıda boyalarının kanser ile bağlantılı olduğunu gösterdi. Özellikle bu boyalara karşı dikkatli olun:

Mavi #1 ve Mavi #2 (E133)

Norveç, Finlandiya ve Fransa’da yasak. Kromozom hasarlarına sebep olabilir.

Şeker, mısır gevreği, enerji içeceği, gazoz ve evcil hayvan yemlerinde bulunur.

Kırmızı boya #3 (ayrıca Kırmızı #40 – daha yeni bir çeşit) (E124)

8 yıllık bir tartışmadan sonra 1990 yılında gıdalarda ve kozmetik ürünlerinde kullanımı yasaklandı. Bu boya, stokların hepsi tükenene kadar raflardaki varlığını sürdürecek! Laboratuvar hayvanlarında, tiroid kanseri ve kromozom hasarına yol açtığı kanıtlandı. Beyin ve sinir arasındaki iletime de müdahale edebiliyor.

Meyve kokteyli, maraska kirazı, dondurma, şeker, hamur işleri gibi daha birçok üründe bulunur.

Sarı #6 (E110) ve Sarı Tartrazin (E102)

İsveç ve Norveç’te yasak. Laboratuvar hayvanlarında, böbrek ve böbrek üstü bezi tümörlerinin sayısını arttırmıştır. Kromozom hasarına sebep olabilir.

Makarna, peynir, şeker, gazlı içecek ve limonata gibi ürünlerde bulunur.

6. Sodyum Sülfit (E221)

Şarap yapımında ve diğer gıdaların işlenmesinde kullanılan bir tür koruyucudur. FDA’ya göre her 100 insandan biri, yiyeceklerde kullanılan sülfitlere karşı hassas. Bu kişilerin büyük bir çoğunluğu astıma eğilimli; bu da demek oluyor ki astım ve sülfit arasında bir ilişki var. Sülfit hassaslığı olan kişilerde baş ağrıları, nefes problemleri ve isilik görülebilir. Sülfit, daha şiddetli vakalarda, hava kanalını komple kapatarak ölüme götürebiliyor.

Şarap ve kuru meyvelerde bulunur.

7. Sodyum Nitrat/Sodyum Nitrit

Sodyum nitrat (veya sodyum nitrit), salam, sosis gibi işlenmiş etlerde koruyucu, renklendirici ve lezzet arttırıcı olarak kullanılır. Zararsız gibi görünen bu madde, sindirim sistemimize girdiğinde bir hayli kanserojen. Sindirim sistemine giren sodyum nitrat, kan dolaşımına girip iç organları (özellikle pankreas ve karaciğeri) mahveden bir çeşit nitrozamin bileşeni oluşturur. Sodyum nitrat, oldukça toksik bir madde olarak görülüyor ve aslında Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı, 1970lerde bu maddeyi yasaklamaya çalışmıştı. Sonra ne mi oldu? Yasaklama kararı, paketli et ürünleri için alternatif bir koruyucu olmadığından şikayet eden üreticiler tarafından veto edildi. Neden hala kullanılıyor? Cevap basit: Bu kimyasal, eti parlak, kırmızı bir renge çeviriyor. Aslında bir renk düzenleyici ve eski, ölmüş etlerin taze ve canlı görünmesini sağlıyor.

Found in hotdogs, bacon, ham, lunch meat, cured meats, corned beef, smoked fish or any other type of processed meat.

Sosis, pastırma, sucuk, salam, tütsülenmiş et, salamura et ve bu tür işlenmiş et ürünlerinde bulunur.

8. BHA ve BHT (E320)

Bütil hidroksianisol (BHA) ve bütil hidroksitoluen (BHT), mısır gevreklerinde, sakızlarda, patates cipslerinde ve bitkisel yağlarda kullanılan bir koruyucudur. Bu yaygın koruyucu katkı maddesi, gıdaların renginin, tadının ve kokularının değişmesini önler. Nörolojik sistemi etkiler ve davranış bozukluklarına sebep olabilir. Kansere yol açma riski de vardır. BHA ve BHT, vücudunuzda kansere yol açan reaktif bileşenler oluşturan oksidanlardır.

Patates cipsi, sakız, mısır gevreği, zenginleştirilmiş pirinç, domuz yağı, işlenmiş katı yağ, işlenmiş şeker ve jöle gibi yiyeceklerde bulunur.

9. Sülfür Dioksit (E220)

Sülfürik katkı maddeleri zehirlidir ve Amerika’da, taze meyve ve sebzelerin üzerinde kullanılması yasaklanmıştır. Olumsuz etkileri arasında bronş problemleri (özellikle astıma eğilimli kişilerde), hipotansiyon (düşük kan basıncı), cilt kızarması, karıncalanma hissi ve anaflaktik şok bulunur. Ayrıca, B1 ve E vitaminlerini yok eder. Çocuklar tarafından tüketilmesi önerilmez. Uluslararası İşçi Örgütü, göz nezlesi, bronşit, amfizem, bronşiyal astım ya da kalp hastalıklarından muzdaripseniz, E220’den uzak durmanız gerektiğini söylüyor.

Bira, gazoz, kuru meyve, meyve suyu, likör, şarap, sirke ve patates ürünlerinde bulunur.

10. Potasyum Bromat

Potasyum bromat, gluten yapısını güçlendirmek için hamur işlerinin bazılarında kullanılır. Hayvanlarda kanser yaptığı bilinir. Ekmekteki küçük bir miktar potasyum bromat bile, çok büyük sağlık problemlerine yol açabilir.

Ekmekte bulunur.

Bu katkı maddelerinin her gün sofranızda olmasına şaşırdınız mı?

Yazar: Dr. Joseph MERCOLA

Çeviren: Ceren Ürkmeztürk

Yazının Orijinal Linki

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Ceren ÜRKMEZTÜRK
Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’ndeki öğrenimimi sürdürmekteyim. Bilime oldukça meraklı olduğum için teknik çeviri üzerine çalışmayı seviyorum. Japon kültürü ve diline engellenemez bir ilgim var ve bu yüzden 3 yıl önce Japonca öğrenmeye başladım. Dilerim ki yakında, Japoncadan Türkçeye çevirdiğim metinleri de beğeninize sunabilirim.

İş’in Geleceğine Katıl

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.