Bilim & Teknoloji Doğa ve Sağlık

İnsan Beyni – Kalıplaşan Davranışlar

İnsan Beyni - Kalıplaşan davranışlar

Şu konuda eminim ki her insan özünde aynıdır. Dünya’ya yeni geldiğimizde biraz besin biraz uyku biraz da anne sevgisi isteriz. Fakat bizi aynı kılan temel nokta bu ihtiyaçlarımızın çok ötesinde. Hepimiz konforlu ve huzurlu bir geleceğin hayalini kuruyoruz ve bunun için çabalıyoruz. İşte bizi aynı kılan en önemli ve en derin nokta da bu. Yani hepimizin hayata devam etmekteki motivasyonu temelde aynı.

Pekiyi hepimiz aynı şeyi istiyorsak ve bunun için çabalıyorsak bizi bu kadar farklı kılan nedir? Gelişim sürecimiz başladığı andan itibaren bir hayatta kalma refleksi oluştururuz farkında olmaksızın. Bu hayatta kalma refleksi kısaca bizi biz yapan özelliklerdir. Örnek vermek gerekirse, bir bebeğin talep ettiği bir şey için ağlaması sonucunda istediğini elde etmesi, ağlama fonksiyonunun hayatta kalma refleksinin bir parçası olarak yer etmesine yol açar. Zira isteklerini ağlayarak karşılamış ve hayatta kalmaya devam etmiştir. Aynı fonksiyonu zaman içinde defalarca tekrarlamak bu refleksi güçlendirir ve belirli bir noktadan sonra birey, o mekanizmayla var olmaya başlar. Yani denklem aslında basit, aynı şeyi ne kadar tekrarlarsanız o şeyi bir o kadar daha tekrarlamanız işten bile değildir. Ya da şöyle de örneklendirebiliriz, ilk çağdan beri aynı yataktan akan Kızılırmak nehri bundan sonra da aynı yolu takip edecektir.

Bu noktada bizi Kızılırmak’tan ayıran, bilincimizi kontrol edebiliyor olmamızdır. Eğer şu zamana kadar hayatta kalmayı başardıysak, hayatta kalma refleksimiz iyi veya kötü bunu sağladığı içindir. Fakat bu refleks ,hayatta kalmak uğruna, bizi kimi zaman yaşamak istediğimiz hayattan veya olmak istediğimiz insandan alıkoyar. Belki yeni insanlarla tanışmak isteriz fakat şimdiye kadarki çekingenliğimiz bizi geride tutar. Veya sahip olduğumuz bir tavırdan rahatsız oluyoruzdur ama bunu nasıl değiştirebileceğimizi bilmiyoruzdur. Öncelikle rahatlıkla söyleyebilirim ki değişim kolay olsaydı herkesin en mükemmel formuna rahatlıkla ulaşabildiği ütopik bir dünyada yaşıyor olurduk. Bu davranışların bir programa dönüşüp otomatikleşmesindeki en önemli etken tekrardır. Araba kullanmayı ele alalım. Araba kullanmayı yeni öğrenen bir insan beyninde frontal korteks bölgesi en aktiftir. Beynin bu bölümü bilişsel işlemler, karar verme ve anlık değerlendirmelerden sorumludur. Bu okuduklarınızı kafanızda anlamlandıran bölümdür kısaca. Araba kullanarak belirli bir mesai harcadıktan sonra, araba kullanabilme yetisi kalıplaşır ve verilebilecek bütün tepkiler önceden verildiği için tüm bilgiler paket halinde bazal gangliaya yerleşir. Bu yapı bir nevi işlemci gibidir ve beynin çeşitli bölgelerinden aldığı veriyi aksiyona dönüştürür. Biri size “günaydın” dediğinde otomatik olarak “günaydın” dedirten bölümdür bazal ganglia.

Her yemekten sonra sigara paketine uzanmak, sabah kalktığınızda ilk iş cep telefonunuza uzanıp sosyal medyayı kontrol etmek veya yemeğin tadına bakmadan tuz atmak gibi davranışlar da kalıplara verilebilecek örneklerden. Bu kalıp davranışlar genelde bilinçsiz ve/veya sebepsiz gerçekleşir. Zira beyne gelen belirli girdilere yanıt olarak oluşturulmuşlardır ve bu kalıpların uygulanması esnasında frontal korteks yani bilinç devrede değildir. Fakat beynin en şahane özelliklerinden biri nöroplastisite’ye sahip olmasıdır. Bu özellik beynin gelişmesine olanak tanır. Nöronlar arasında oluşturulan sinir ağlarıyla yeni diller öğrenebilir, yeni bir hobide uzmanlaşabilir veya yeni davranış kalıpları geliştirebiliriz. Aynı şekilde kullanılmayan sinir ağları da günden güne küçülür. Eski bilgilerin veya kalıpların tekrarlanmadıkça unutulmasının/yok olmasının sebebi de bu.

Beyin henüz ıslak bir kil gibidir ve verilen şekil değiştirilebilir. Kendinizde değiştirmek istediğiniz her şeyin kontrolü sizin elinizde.  “Dünya’da görmek istediğin değişim sen ol” Gandhi.

Yazan: Fzt. Umut Küçük

Umut Küçük

Yeditepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü mezunuyum ve bir süredir sağlıklı yaşam danışmanlığı yapıyorum. Öğrenmek en büyük zevkim. Felsefe ve psikolojiyle özellikle ilgileniyorum. Bu alanlarda farkındalık seviyemi geliştirdikçe yazılar yazıp paylaştığım bir blog var. Yazılarımı, bilgiyi arzulayan ve arayan insanlarla paylaşarak onlara katkı sağlamak için katıldım buraya. Bunu sağladığı ve insanları birbirine bağladığı için Kolektif Kozmos’a teşekkür ederim.

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.