Spiritüel

İlişkide Özgürlüğün Nimeti

Özgürlük - Kolektif Kozmos
Credit: www.imageatlas.org

Karşılığında bir şeyin beklenmediği yerde gerçek aşk başlar.”

Sağlıklı bir ilişki şansla değil seçimle elde edilir.

Birini sevdiğiniz halde ona bağlanmamak kesinlikle mümkündür. Bu, her şeyi boş vermek değildir; aksine, ilişkiden beklentilerimizi değiştirmektir.

Ne kadar spritüal ve evrimleşmiş olduğumuz bir kenarda dursun, ilişkiler bizim sis perdemizin ardında gizlenen yanlarımızla uğraşır ve çocukluk yaralarımızı sarmak için yapmamız gerekenleri gözlerimizin önüne serer.

İlişkide özgürlük sevilen insanı hatta sevginin kendisini boş vermek demek değildir.

Aslında herhangi bir beklentiye ya da başarılı bir ilişkide olmasını beklediğimiz o önceden belirlenmiş sonuca bağlı olmamak demektir.

Buluşuruz, öpüşürüz, konuşuruz, beraber fazlaca vakit geçiririz, onu sevdiğimizi söyleriz, birbirimizin ailelerile tanışırız, beraber yaşamaya başlarız ve tabi ki sonunda elmas bir yüzükle son noktayı koyarız. Sanki uymamız beklenen bir ilişki planı varmış gibi…

Ancak bu özgürlük değil daha çok bir plana uymaktır ki bu plan oldukça sınırlayıcıdır.

Aşkta özgürlük için –eğer amaçladığımız şey buysa- önce kendimize ve güdülerimize odaklanmalıyız.

İnsan olarak yarım kalmış işlerle, tanımlanamaz ya da tarif edilemez durumlarla baş ederken zorlanabiliriz. Bazılarımız nerede, nasıl bir durumun içinde olduklarını kesin bir şekilde bilmek isterler ki alışılmış kurallara bağlı kalabilsinler.

Fakat böylece içinde bulunduğumuz aşkı sınırlandırmış oluruz.

Bağlılıkla temellendirilmemiş bir ilişki karşımızdakinin ne yaptığını umursamadığımız veya bu şekilde hiç incinmeyeceğimiz anlamına gelmez. Yalnızca ilişkinin belli geleneksel çerçeveler içinde kalmadan kendini ifade etmesine izin verdiğimizi gösterir.

Beklentilerimizi değiştirdiğimizde, hatta yokettiğimizde, deneyimlerimiz de değişecektir.

Eğer sonunda ne olacağına dair idealize edilmiş fikirleri olmayan biriyle bir ilişki içine girersek, bunu aşkı tanımladığımız o önceden belli sınırların içine sokmaya çalışmak yerine kendimize doğal bir şekilde gelişme imkanı tanımış oluruz.

Aşkta özgürlük senden de beni sevmeni beklemek yerine seni koşulsuz seviyorum demektir.

Aşkta özgürlük seninle olduğum zamanların keyfini olabildiğince çıkarmak istiyorum çünkü bu imkanların daha ne kadar elimizde olacağını bilemeyiz, ve an bu an demektir.

Aşkta özgürlük en saf haliyle birini özgürce sevmek demektir. İki insan da kendi iradeleri ışığında, belli davranış kurallarına veya zaman dilimlerine dair bir beklenti duymadan birbirinin hayatına girebilir ve çıkabilir.

İşin doğrusu, bağlılığın olmadığı bir aşk kolay değildir.

Birini bu şekilde sevmek için öncelikle yaralarımızı karşımıza oturtmalı ve onları adlandırmalıyız. Doğduğumuzdan beri bir ilişkiden beklemeye şartlandırıldığımız terk edilme, reddedilme ya da diğer başka korkularımız olabilir bunlar.

Bunu yapmayı bir kez başardığımızda –ki bu hemen sonuçlanan bir süreç değil aksine bir yolculuk gibidir- duygularımızın karşımızdaki insanla değil kendimizle ilgili olduğunu fark ederiz.

En büyük korkularımdan birisi terk edilmek çünkü çocukluğumdan beri çoğu erkeğin bir noktada terk ettiğini düşünmeye şartlandım. Eğer ruhumu iyileştiremezsem hayatımdaki erkeğe (ya da sevgiliye) kaygı ve korkuyla yaklaşırım.

Fakat şimdi, aynı meselelerle karşılaştığımda onları oldukları gibi görüyorum. Tamamen farklı tepkiler veriyorum.

Artık beni iyileştirecek ya da hayatımdaki varlıklarını garantileyecek birilerini aramıyorum. Çünkü bunu kendim yapabilirim.

Bu yolculuğun beni eski benden ne kadar uzaklara götürdüğünü görsem de bazen hala eski dürtülerimi hissediyorum. Ama bu sefer sadece gülümsüyorum çünkü biliyorum ki bu benim çok daha derine inmemi sağlayacak ve özgürlük konusunda beni daha ileri taşıyacak.

Bağlanmadığımız zaman karşımızdaki insanı ya da beklentilerimizi boş veriyoruz demek değildir. Boş vermek, vazgeçmek ve hatta ilişkilerimiz ışığında kendimiz için yapabileceğimiz şeylerden de uzaklaşmak demektir.

Bağlanmamak yalnızca kalbimizden bilinçli bir şekilde sevmeyi tercih ettiğimiz anlamına gelir. Yapabiliyorken birbirimizin yanında olmak, olamadığımı zamanlarda ise yine de mutlu olabilmek…

Özgür bir aşkta partnerimizi hiçbir şeye zorlamayacağımızın bilincinde olarak, onun yolculuğuna da kendimizinki kadar saygı göstermiş oluruz. Bu dünyada birinin bizi sevmesi ya da sevmemesi için yapabileceğimiz bir şey yoktur.

Sevdiğimiz kişinin kabul edip etmediğine bakmaksızın aşka bir nimet olarak yaklaşabildiğimiz zaman kendi istek ve ihtiyaçlarımızı bir kenara bırakarak onun gerçek anlamının tadına varabiliriz.

Aşka özgürlük herhangi bir hareketten, seçimden ya da sonuçtan bağımsız olarak birbirimiz için hissettiklerimizi kabul etmektir. Bu aşkın en gerçek hali olabilir.

“Yolculuğumuz hayatın derinliklerine inmek, fakat yine de serbest olabilmekten ibarettir.”

Ram Dass

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Yazan: Kate Rose

Yazının Orijinal Linki

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.