Yarat & Üret

Herhangi Bir Konuda Hızlanmak İçin 3 Adım

İş Dünyası Masa - Kolektif Kozmos
Source: Three Steps To Get Up To Speed On Any Subject Quickly

Bir konuda kabiliyetsizlikten, konuya hemen hakim olmanın bir yolu var mı—gerçekten, gerçekten hızlıca geçmenin?

Hiçbir şey bilmediğiniz bir konuda her şeyi öğrenmek için sadece birkaç gününüz var. Şimdi ne olacak?

“Okyanusu kaynatma,” dedi Terry masasının üstündeki koca bir kağıt yığınına eli ile hafifçe vurarak. “Bize sadece bilmemiz gerekeni söyle.”

Ciddi bir problemle karşı karşıyaydım. Şirketimizin multi-milyon dolarlık bir danışmanlık kontratı kazanmasına yardım etmek için, yeni patronlarıma havayolu şirketlerinin iflasları hakkında bilinen her şeyi anlatmak için 5 günüm vardı. Problem şuydu ki, havayolları şirketlerinin iflasları hakkında en önemli şeyi bile bilmiyordum.

Birçok konuda en önemli şeyleri zar zor bilirdim. Bu benim okulu bitirdikten sonra girdiğim ilk işin ilk ayıydı ve—23 yaşında sektör hakkında hiçbir öngörüsü olmayan biri olarak—deneyimli bir çalışana kendimi kovdurtmayacak bir şeyler söyleyecektim.

“İnternet kullanmakta özgürsünüz,” dedi Terry ofisimin kapısını kapatırken. Gülsem mi, ağlasam mı bilemedim.

Kimse bizi yetişkinliğin aldığınız risklerin itibarınıza, kariyerinize ve (doğru ya da yanlış) kendinize biçtiğiniz değere bağlı olduğu, terleten ikilemlerle dolu bir yer olduğu konusunda uyarmamıştı. İşler boyunuzu aştığında, neyin önemli olduğuna hızlıca nasıl karar verirsiniz? Bir konuda kabiliyetsizlikten, konuya hemen hakim olmanın bir yolu var mı—gerçekten, gerçekten hızlıca geçmenin? O yolu keşfettiğimden beri, evet var. İşte nasıl çalıştığı.

1. ÖNCE GOOGLE’LAYIN SONRA YOL HARİTANIZI OLUŞTURUN

Greenwald ağ güvenliği hakkında dışarıdan birisine mükemmel gözüken bir hikaye için hazırlanması gerektiğini anımsıyor. “Bu makaleyi gerçekten de anlamamıştım,” diyor Greenwald. Yığınla araştırmayı tümüyle ya da atlayarak okuyacak vakti olmayan “oldukça yavaş bir okuyucu” olduğunu itiraf edip işleri daha da kötüleştiriyor. Basın odasında hayatta kalmak için 2 yol geliştirmiş.

Birincisi, Greenwald her zaman “Önce Googlela.”’dığını söylüyor. Ne zaman yeni bir hikaye üzerinde çalışmaya başlasa, “her şeyi okumak yerine, biraz araştırma yaparım. Umut vaat edici gözüken bir yığın sekme açarım; kısa sürede 20 sekme açabilirim.” Bu size o kadar da yenilikçi gelmeyebilir; muhtemelen size yabancı olan şeyleri anlamaya çalışırken siz de aynısını yapıyorsunuz. Ve, muhtemelen siz de kendinizi sonsuz bir dijital tavşan deliğinden aşağı düşerken buluyorsunuz, değil mi? Greenwald’a göre önemli olan diğer insanların söyledikleri üzerine hızlı bir bakış inşa etmek—ve Googlemaya son vermek.

Sonsuz araştırmanın zaman kaybı girdabına kapılmayı önlemek için, Greenwald başlangıç düzeyinde bir araştırmadan sonra yola devam etmenin önemli olduğunu söylüyor. Bunu bir oturuşta halletmeniz gerekiyor. “Oraya öğrendiklerim, burada yaptıklarımdır.” diyor Greenwald. “Bu kısıtlı bir bakış ama işin kaymağını topluyor.”

Ve Greenwald’a göre işin kaymağı, bir iş dünyası gazetecisinin aramasını beklemediğiniz bir şey: resimler. Özellikle de anlamak istediği bilgi data içerdiğinde, Greenwald yoğun bilgi aktarımında yazı veya rakamlara göre daha iyi olan resimlere bakmayı öneriyor. “Sadece görmek istediğim grafiği hayal ediyorum ve Google Resimlere onu tarif eden birkaç kelime yazıyorum. İstediğiniz grafiği alamayabilirsiniz ama bununla alakalı bir şeyler alacaksınız.”

Ama bazen resim aramanın sonuç vermediğini itiraf ediyor Greenwald. Bu durumlarda, hikayeyi yine kendi başına biraraya getirmek zorunda. Ve bu onun çizim tahtasının başına geçtiği zaman—gerçekten.

“Eğer bir süreci anlamaya çalışıyorsam, onu sık sık bir grafik şeklinde çizerim. Bu boşlukları görmeme yarım ediyor.” Greenwald sadece kağıt ve kalem kullanarak, ağ güvenliği yazısında yaptığı gibi problemin köküne inebiliyor. “Muhtemelen 20 sayfa kağıt kullandım.” diyor Greenwald, ama sonunda bu karmaşık konuyu çok iyi anlamıştım ve yazmaya hazırdım.

2. DOĞRU İNSANLARIN DÜŞÜNCELERİNE ULAŞIN (SADECE UZMANLARIN DEĞİL)

Jules Maltz bir yaşam tarzı uğruna yüzlerce milyon dolar veriyor. Institutional Venture Partners’ın 36 yaşındaki ortağı Twitter, Snapchat, Slack ve Dropbox gibi son dönemin en çok ilgi gören teknoloji firmalarından bazıları üzerine bahis oynanmasına yardım ediyor.

Ama yüklü çekler yazmak söylendiği kadar kolay değil. Eğer zaman kaybederse, ilgi gören bir girişim yeni yatırımcılar bulacaktır. Acele ederse de kötü bir anlaşma yapma riskini alır. “Farklı sektörlerde birçok firma gördüm,” diye anlatıyor Maltz. “Doğru alımı hızlıca yapmazsam, yeni büyük anlaşma fırsatını riske ederim.”

Baskı altındayken, hangilerini bırakıp hangileriyle devam edeceğine nasıl karar veriyor. Maltz’ın sırrı sadece akıllı insanlarla konuşması değil. Doğru insanlarla konuşması.

Maltz kendi şirketinin, genellikle Hispanikler için çalışan bir finansal servis

olan Oportun’daki yatırımlarını yönetirken, bireysel bankacılıkta neyin önemli olduğunu öğrenmesi gerekti—kendi profesyonel uzmanlığı değildi. “Telefonu açtım,” diyor Maltz. “Bir yatırım yapmadan önce 10-20 kişiyle konuşuruz.”

Bu bir yatırım sermayedarının durum tespiti yapmasından biraz daha fazla—efektif bir şekilde bilgi kirliliğinden (asılsız bilgiden) kurtulmanın ve direkt olarak konunun özüne ulaşmanın bir yolu. Maltz Google’dan bulunabilen uzmanlar ve bilgisini paylaşmaya istekli sektör analizcilerinin hiç eksik olmayacağına inanıyor. Birkaç tane bulduğunuzda hepsinden önemli o soruyu: “Sorabileceğiniz en iyi şey,’hangi soruyu soruyor olmalıyım?’” sormadan önce “onları biraz kıvrandırmanızı” öneriyor Maltz.

Oportun ile ilgili bu soruyu sorduğunda, yukarıda bahsedilenler dışında, bireysel bankacılıkta başarının büyük oranda müşteri isteğine, hevesine bağlı olduğunu öğrendi. Ve sektör analizcileri olabildikleri kadar akıllı olsa da, ona Oportun müşterilerinin bankayı ne kadar sevdiklerini söyleyebilmelerinin bir yolu yoktu; bu Maltz’ın ofisinden çıkıp müşterilerin kafasının içine girdiği an oldu.

“Benim dışımda bir müşteri hakkında bir şeyler öğrenmeliydim,” dedi kızıl saçlı, Oregonlu, yahudi. Maltz tecrübeleri hakkında konuşmaya istekli müşteriler bulmak için perakende noktalarını araştırdı. İsterseniz buna eski moda pazar araştırması deyin, ama bu Maltz’ın yenilenmesi için en verimli ve güvenilir yoldu. Eğer banka bir şirket olsaydı müşterilerin uzun süre ona bağlı kalacağını sadece müşterilerin kendi ağzından çıkan içgörüleri toplayarak anlayabilirdi.

Sektör uzmanlarından gelen sorular ışığında, Maltz’ın topladığı iç görüler 47 milyon dolarlık yatırım toplamasına yardım etti. Maltz’ın Oportun müşterilerinden ilk ağızdan aldığı bilgiler olmadan, bu asla gerçekleşemezdi.

Maltz’a göre, uzmanlardan yardım almak hızlanmak için bir kısa yol. Ama uzmanların ortaya çıkaramadığı anahtar iç görüler var. En değerli iç görüler genellikle ürüne, idareye ya da hizmete en yakın ama çevrenizin dışında kişilerden geliyor.

“Birçok insan bir probleme yalnızca kendi bakış açısından bakıyor—bir şey yapmak için berbat bir yol. “diyor Maltz. Bilgi sadece doğru soruyu sormaktan değil, doğru insanlarla buluşmaktan da gelir.

3. BİLMEYİ ÖĞRETİN

Eğer biri yeni bilgileri hızlıca hazmetmeyi biliyorsa, o yazar Shane Parrish’tir. İş piyasaları hakkında tiyolardan yaratıcı tavsiyelere kadar geniş bir konu aralığındaki blogundan haftalık görüşlerini okumak için can atan 80 binin üzerinde takipçisi var.

“Yeni bir şey öğrendiğimde, onu karmaşık bir üslup ve sözcükler ile açıklardım,” yazmış Parrish bir gönderisinde. “Yaklaşımındaki problem şuydu ki, kendimi kandırıyordum. Anlamadığımı bilmiyordum.”

Bazen yalnızca işin içindekilere hitap eden terimler kullanmak bir projeyi olduğundan daha korkutucu gösterebiliyor. Yabancı gelen kelimeler, kısaltmalar ve semboller yeni başlayan birine anlamsız gözükebilir. Ama jargonu bilmemek bir avantaj da olabilir.

Nobel ödüllü ünlü fizikçi Richard Feynman (Parrish kendisi hakkında yazılar yazmıştı) 2 tür bilgiye inanır: sadece bir şeylerin ismini söyleyen, sığ bilgi ve bir şeylerin gerçekte nasıl çalıştığını anlamaktan gelen gerçek bilgi.

Daha tecrübeli iş arkadaşlarınız alışıldık terimleri havalı şekilde kullanabilir ama bu ne hakkında konuştuklarını bildikleri anlamına gelmez. Feynman’ın da yazdığı gibi, “Bir çocuğa oyuncak bir köpeği neyin hareket ettirdiğini sorarsanız…cevap ortamını değiştirmenizdir.” Ama “ortam” burada sadece oyuncağın görülebilir çevresi olarak kullanılır. Peki ya bilginin gerçek nesnesinin içinde neler olur? “Oyuncağı parçalara ayırıp; nasıl çalıştığını görün. Dişlilerin işleyişini ve mandalları görün. Oyuncak hakkında bir şeyler öğrenin, oyuncağın nasıl bir araya getirildiği, onu düzenleyenlerin ustalığını görün.”

Benim durumumda, “dişliler ve çarklar” havayolları finansman mekanizmaları ve iflaslardı, ve onları ayırıp yeniden bir araya getirmek için Parrish’in önerdiklerini yaptım:

Başka birine bir şey öğretirken konuyla ilgili bildiğiniz her şeyi yazın. Akıllı arkadaşınıza değil de bir çocuğa öğretir gibi. Kulağa aptalca gelebilir, ama bu kısım oldukça önemli ve yeni şeyler öğrenirken benim için mucizeler yaratıyor. Bunu dener ve açıklamalarınızın dolambaçlı kelimelere bağlı olduğunu görürseniz, konuyu yeterince iyi anlamamış olma ihtimaliniz yüksek demektir ve sizin için geri dönüp olayları basitleştirme zamanı.

Bugün, bir yazar, bir konuşmacı ve bir danışmanım ve topun ağzındayken durumu düzeltmek için bu teknikleri kullanıyorum. İlk profesyonel işimde, multi-milyon dolarlık bir iş tehlikedeyken, öyle değilmiş gibi davranamazdım—o hıza erişmem gerekiyordu. Zaten bilinen şeylerden bahsetmeye başladım. Sonraki adımda, öğrendiklerimi birkaç zorlu taslakla birleştirdim ve sonra boşlukları görmeme yardım edebilecek sektör uzmanlarıyla telefonlaştım. Sonunda, problemi çözdüm ve öğrendiklerimi herkesin anlayabileceği basit bir dille açıklama çalışması yaptım. İtilip kakıldım ama 5 gün sıfırdan başlamış 23 yaşındaki biri için bile uzun zamanda edinilecek bir tecrübe sağladı.

Nir’in Notu: Hiç hakkında bir şey bildiğiniz bir konuya hızlıca ayak uydurmanız gerekti mi? Nasıl yaptınız? Aşağıdaki bölümde tavsiyelerinizi ve yorumlarınızı paylaşın. Nir Eyal, Hooked: How to Build Habit-Forming Products kitabının ve ürün psikoloji hakkındaki NirAndFar.com blogunun yazarı. Davranışları değiştirmek hakkında daha fazlası için, ücretsiz haber bültenine katılın ve ücretsiz bir el kitabı kazanın.

NirAndFar.com orjinal makale linkini ve yeniden yayınlanmış makaleyi içermektedir: Bu yazının orijinali NirAndFar.com adresinde yayınlanmıştır.

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.