Spiritüel

Egonuzu Kontrol Altına Almanın 9 Yolu

Ego - Kolektif Kozmos
Credit: ShutterStock

Ego odaklı bir insan olmaktan kaygılanıyor musunuz? Çoğumuz bir noktada ego odaklı yaşıyoruz, o neden yalnız değilsiniz.

Ego odaklı olup olmadığınızı anlamak, aslında egonuzun ne olduğunuzu anlamanıza yardımcı olur. Egonuz olduğunuz kişiyi ortaya koymaz bunun aksine sadece kişiliğinizin bir parçasını ortaya koyar.

Ego Nedir?

Bildiğiniz gibi sizi bilinçli birer varlık yapan birçok çeşitli yön vardır. Birincisi, ruhunuzu oluşturan sevecen ışıktır. Bu ilahi bir şekilde size (aynı zamanda bütün diğer varlıklara) bağlı olan bir parçanızdır.

Bir diğeri ise egonuzdur veya diğer bir deyişle diğerlerinden farklı olduğunuzu söyleyen takındığınız maskedir. Egonuz fiziksel gerçeklikte kendiniz için yarattığınız imajdır. Egonuz sizi diğer insanlara bağlamak yerine sizi diğerlerinden korumak amaçlı ayıran bir parçanızdır.

Ego kötü ve kurtulmanız gereken bir şey değildir. Aslında egonuz çok güçlü bir amaca hizmet eder. Dünyayı benzersiz, farklılaşmış bir bakış açısıyla algılamanıza izin verir. Egonuz olmadan, bu fiziksel dünyaya kök salmak ve bu tecrübeyi ayrı bir insan bilinci olarak görmek epey zor olacaktır.

Ego Ne Zaman Kontrol Dışına Çıkar?

Ego odaklı yaşamanın çok daha mantıklı bir seçim olduğunun söylendiğini birkaç yerden mutlaka duymuşsunuzdur. Ego odaklı yaşayan insanlar sürekli olarak sevecen yönünü baskılayarak egolarının birinci öncelik sırasına geçmesine izin verirler.

Ego odaklı yaşayan birey genellikle kendisini rekabetçi bir bakış açısından ölçer. Bu nedenle, ego odaklı insanlar genellikle “daha güçlü”, “daha akıllı”, “daha zengin” veya diğer insanlardan “daha iyi” olmak için mücadele ederler

Bu benliği koruma arzusundan kaynaklanır, ancak kontrolsüz bırakıldığında ego bir zorbaya dönüşebilir. Kontrol dışına çıkan bir ego tamamen birliğin, sevginin ve başkalarıyla anlamlı ve doyurucu yollarla bağlantı kurma becerimizin önemini unutur.

Ego ile zihin arasında doğrudan bağlantı yoktur. Kazananlar ve kaybedenler vardır ve ego her zaman umutsuzca kazanmak ister.

Ego Nasıl Kontrol Altına Alınır?

Peki, rekabetçi egonuzun hayatınızı daha fazla kontrol altına alacağını düşündüğünüz zaman ne yapıyorsunuz? Egonuzu nasıl kontrol ediyorsunuz?

Egonuzu kontrol etmenin 9 kolay yolu var. Bir dahaki sefere kendinizi “kazananlar ve kaybedenler” yarışında bulursanız, bunlardan birini deneyebilirsiniz.

1-Unutma! Hiçbirimiz mükemmel değiliz.

Egon başkalarının hatalarını yakalamakta ve bunu belirtmekte oldukça hızlıdır. Bir anda kendinizi başkalarının hatalarını değerlendirirken bulursunuz. İşte bu noktada egonuzun oyuna dâhil olduğunu unutmayın. Sizin de hatalar yaptığınızı ve bu hatalara rağmen insanların sizi sevmeye devam ettiğini hatırlayın. Böylece sevgi dolu yönünüze doğru ilerleyin.

2-Kendinize rahatsız edici insanların genellikle canları yandıkları için böyle davrandıklarını hatırlatın.

Ego merkezli yaşan bir insanı yine başka ego merkeziyetçi birinden daha fazla rahatsız eden başka bir şey yoktur. Ancak, diğer bir ego merkeziyetçi birinin yanında da egonuzu kontrol altında tutmanız mümkündür. Sadece kendinize o kişinin korktuğu ya da acı çektiği için öyle davrandığını hatırlatın. Onların rekabetçi doğaları tipik olarak dış dünyadan algılanan tehditler tarafından yönlendirilir. İnsanlar incindiğinde ya da korktuğunda, çoğu zaman korunmak için egolarına sığınırlar.

3-Hayatta sizin için en önemli olan şeyleri listeleyin.

Ölüm yatağında olduğunuzda geri dönmek isteyeceğiniz anı düşünün. Sonuçta elde etmeyi arzuladığınız kazanımlar ve deneyimler, egonuzdan daha yüksek bir sesle kulağınızca çınlıyor olacaktır.

4-Zaten sahip olduğunuz şeylere şükredin.

Ego, sahip olmadığı şeyle daha fazla ilgilidir; yine de, ego sahip olduklarınızın kısa sürmesinden çok endişelidir. Şükretmek, desteklediğiniz ve sahip olduğunuz tüm yolları hatırlatır ve bu nedenle kaybetme konusunda endişelenmeniz için geriye hiçbir neden kalmaz.

5-Birilerinin size gerçekten sevdiklerini gösterdiği bir zamanı düşünün.

Sevgi dolu anılara geri dönmek, yüksek benliğinize yeniden bağlanmak için mükemmel bir yoldur. Sadece birbirinize aşık olmak hakkında düşünmek, genelde yüksek benliğinizin derinliklerine dokunmanız için yeterlidir.

6-Kendinizden daha az şanslı birine yardım edin.

Kendinizden daha az şanslı olanlara yardımcı olmak, size hayatta kaybeden insanları ne kadar sevmediğinizi hatırlatır. Kendinizin sevgi dolu yönü, herkesin kazanmasını ister. Birimiz kaybettiğimizde hepimiz kaybederiz!

7-Birine uzunca sarılın.

Sevgiyle başka bir kişiyle bağlantı kurmanın basit bir eylemi olan sarılmak, sizi sevgi dolu yönlerinizle birlikte yeniden canlandırmaya yardımcı olabilir.

8-Meditasyonla, kendinizi seven parçanıza odaklanın.

Ego korkulu, endişe verici düşünceler ve zihinsel dağınıklık üzerine gelişir. Meditasyon ile zihninizdeki yığılmayı temizleyin.

9-Tartıştığınız ve yarıştığınız insanlara karşı şeytanın avukatı rolünü oynayın.

Neden haklı olabilirler? Neden onlar kazanmayı senden çok hak etmesinler? Şeytanın avukatını oynamak sizi başkalarının bakış açılarından ayırmaktan ziyade onların perspektifinden bakmanızı sağlar.

Perspektifinizi olabildiğince yüksek tutun, ancak egonuza da saygı göstermeyi ihmal etmeyin!

Unutmayın, hepimizin bir egosu var ve bunda hiçbir sıkıntı yok. Egosuz olmanız gerekmiyor ve egonuz çok güçlü ve önemli bir amaca hizmet ediyor. Egomuz olmasaydı, tecrübelerimizin farkına varmak da mümkün olmazdı.

Ego hayatı çok daha heyecan verici ve ilginç kılıyor. Ego gerçekliği adeta bir film gibi yaşamanıza imkân sağlar ve zamanla o filmin karakterlerinden biri olmaya başlarsın.

Ego merkezli bir hayat çok üzücü ve talihsiz bir hayat olarak düşünülebilir. Bağlanma, sevme ve birlikte gülme yeteneğimiz insan tecrübesini bu kadar harika ve keyif verici yapan şeydir. Egolarımızın yaşamlarımızı kontrol altına almasına izin verdiğimizde, yaşamın en tatmin edici öğelerinden koparız. Sanki bunların hepsinin sadece bir film olduğunu unutur ve işleri olması gerektiğinden daha fazla ciddiye alırız.

Tamamen ego tarafından yönlendirilen bir hayat, acı, öfke ve hayal kırıklığı dolu bir hayattır.

Kapasiteniz sonsuz ve her şey iyi olacak.

Sonuçta, bizler gezegendeki her varlığa ve onların da ötesiyle bağlantılıyız. Hepimiz sonsuz bir bilinçle birbirimize bağlıyız.

Bu, yolun sonunda, korkacak bir şey yok demektir ve korkmamızı gerektirecek hiçbir şey yok demektir. Bu evreni oluşturan her şey bizim ve biziz.

Bu gerçeklik basitçe oynamak ve deneyimlemek için yarattığımız bir platform. Egonun algıladığı tehditler yalnızca fiziksel gerçekliğin bir yanılsamasıdır. Tüm mücadele ve tüm acılar, yolculuğun sadece bir parçasıdır. Gerçekten korunmaya ihtiyacımız yok çünkü sonuçta bu sadece kendi yarattığımız bir dünya.

Yine söylüyorum, sadece bir filmi seyretmek gibi. Gösteri sona erdiğinde çok daha fazla şey olacak! Kendinizi filmde bir karakter olarak görün, keyfini çıkarın, ancak bu iç yaşantının bu bireysel yaşam deneyiminden daha büyük bir şeye bağlandığını bilmenizi sağlayın.

Unutmayın, burada hep birlikteyiz. Hepimiz biriz, bu nedenle hepimiz kapasitesi sonsuz varlıklar olarak sonsuza kadar güvendeyiz. Egonuz bunu unutmanızı sağlamaya çalışacaktır, ancak daha yüksek bakış açınız bunu gayet iyi bilir.

Yaşamın tadını çıkarmak için egonuzu yolcu koltuğuna koyun, ancak sürüşünüzü daha yüksek bir perspektifle gerçekleştirin. Sonunda her şey çok daha güzel olacak.

Yazan: Andrea Schulman

Yazının Orijinal Linki

Bir Yorum Yazın

Yorum yazmak için tıklayın

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.