Spiritüel

Burnu Havada Görünmeksizin Kendinize Güvendiğinizin 9 Göstergesi

Burnu Havada Görünmeksizin Kendinize Güvendiğinizin 9 Göstergesi

Pek çok insanınki gibi, benim özgüvenimde de zaman zaman dalgalanmalar olur. Yeri gelir, kendime hiç güvenmediğim olur. Utangaç ve çekingen hissederim. Bazense dünyaları aşabilecekmişim gibi gelir.

Kendinize güvendiğinizi hissettiğinizde her ne yapıyorsanız genelde daha iyi yaparsınız. Bu yüzden özgüven, hepimizin ihtiyaç duyduğu bir değerdir.

Sahici bir özgüven nasıl elde edilir? Kendinize nasıl daha fazla güvenmeyi öğrenebilirsiniz?

Bu soruları HubSpot’un kurucu ortağı Dharmesh Shah’a sordum. Kendisi yüzlerce girişimciyle tanışmış, pek çok girişim hareketliliğinde yer almıştır. Özgüvenli insanları saptamakta da iyidir.

Dharmesh diyor ki:

Özgüven bir gösteriş aracı, kasıntılık ya da abartılmış bir cesaret değildir. Başkalarına hal ve hareketlerimizle ben şöyleyim diye bağırdığımızda özgüvenli olmuş olmuyoruz.

Özgüven kişinin içindedir. Yetenek, uzmanlık ve özdüşüncenin doğal bir şekilde vücut bulmasıdır.

Jeff’in de dediği gibi, kendine gerçekten güvenen pek çok insanla tanışma şerefine nail oldum. Çoğu da benimle HubSpot’ta çalışıyor. Melek yatırım faaliyetlerim esnasında tanıştığım diğerleri ise kendi girişimleriyle uğraşmakta. Ancak birçoğu işim ve kariyerim vasıtasıyla bir araya geldiğim, farklı meslek gruplarından insanlar.

Bu insanların pek çoğunun bazı ortak noktaları bulunmakta. Aşağıda bunlardan kısaca bahsettik.

1. On kere dinleyip bir kere konuşuyorsanız.

Övünme, iç güvensizliklerin maskesidir. Hakiki özgüven sahibi insanlar sessizdir ve kafalarında sürekli bir şeyler kurmazlar. Ne düşündüklerini zaten bildikleri için sizin ne düşündüğünüzü öğrenmeye heveslilerdir.

Bu yüzden açık uçlu sorular sorarak insanlara düşünme ve onların düşünme süreçlerini inceleme fırsatı tanırlar. Ne yaptığınızı, nasıl yaptığınızı, yaptığınız işle alakalı neleri sevdiğinizi, bu uğraşınızdan neler öğrendiğinizi ve kendileri benzer bir pozisyonda olsalardı ne yapmalarını önereceğinizi sorarlar.

Kendine güvenen insanlar çok bildiğinin farkında olup daha öğrenecek çok şey olduğunun bilincindedir. Daha fazla öğrenmeye giden yolun da dinlemekten geçtiğini bilirler.

2. Haksız çıkmaktan, hata yapmaktan korkmuyor ya da çekinmiyorsanız.

Züppe kılıklı kimseler bir taraf tuttu mu diğer tüm fikir ve doğruları reddederler. Kendilerinin doğru olduklarını bilirler ve sizin de bunu doğrulamanızı beklerler. Hatta buna ihtiyaç duyarlar.

Bu davranış özgüvenle alakalı olmamakla birlikte entelektüel bir zorbanın varlığının habercisidir.

Kendine güvenen insanlar hata yapmaktan korkmaz. Onlara göre neyin doğru olduğunu öğrenmek, haklı olmaktan daha değerlidir. Yanlışlarının farkına vardıklarında sessizce kenara çekilmesini bilirler.

Özgüveni sağlam insanlar sık sık hata yaptıklarını söyler ya da her şeyi bilmediklerini itiraf eder. Ancak zorbalar bunu yapmayacaktır.

3. Sahne ışığını başkalarına yöneltiyorsanız.

Belki gerçekten de işin büyük bir kısmını siz yaptınız ya da en büyük sorunları siz çözdünüz. Belki de inanılmaz bir takım lideri oldunuz.

Kendine güvenen insanlar içlerinde (olmaları gerektiği gibi) kendileriyle gurur duysa da bunu reklam etmezler. Övgülere ihtiyaçları yoktur çünkü zaten başardıklarının bilincidelerdir.

Başkalarının onların davranış ve başarılarını doğrulamasına ihtiyaç duymazlar. Asıl doğrulamanın kişinin kendinden kaynaklandığını bilirler.

O yüzden de geri çekilip sahneyi diğerlerine bırakır, onlara böylelikle destek olmuş olurlar.

4. Yardım istemede zorlanmıyorsanız.

Pek çok insan yardım istemeyi bir zayıflık göstergesi ya da bilgi, beceri ya da deneyim eksikliği olarak yorumlamaktadır.

Özgüvenli insanlar yardıma ihtiyaç duyduklarında bunu söylemekten çekinmez. İhtiyaç halinde hem bu durum onlar için gayet doğal olduğundan, hem de yardım istedikleri kişiye böylelikle övgüde bulunmak amacıyla yardım isterler.

“Bana yardımcı olabilir misiniz?” demek, karşınızdaki insanın kararları ve uzmanlığına saygı duyduğunuzu gösterir. Öyle olmasa o kişiye değil başkasına danışırdınız, değil mi?

5. “Ben niye yapamayacakmışım ki?” diyorsanız.

Pek çok insan terfi almak, işe alınmak, seçilmek ve keşfedilmek için maalesef ki beklemeleri gerektiğine inanıyor.

Özgüven sahibi insanlar ise istediklerinde ilgili kişi ve kurumlarla iletişime geçebileceklerini bilirler. Sosyal medya vasıtasıyla insanlara ulaşmak artık daha kolay. (Ve unutmayın ki herkes, sizin de tanımanız gereken en az bir insan tanıyor.) Kendine güvenen insanlar kendi işlerini yapabileceklerinin, yatırım alabileceklerinin, iş ağı kurabileceklerinin; kısacası istediklerini başarabileceklerinin bilincindedir.

Bu kişiler sessizce ve yine reklam etmeksizin gidip istediklerini yaparlar.

6. Başkalarının modunu düşürmüyorsanız.

Dedikodu yapan, başkalarının arkasından konuşan insanlar, başkalarını kötüleyerek kendilerini olduklarından iyi göstermek isteyen kimselerdir.

Özgüven sahibi kişi ancak kendini dün olduğu kişiyle ya da bir gün olmak istediği kişiyle karşılaştıracaktır.

7. Arada sırada şapşal görünmekten çekinmiyorsanız.

Şapşal görünmek demek iç çamaşırlarınızla sokakta koşturmak demek değil elbet. Ancak kendinize güveniniz tam olduğunda arada sırada şaşkın görünmek sizi rahatsız etmez.

(Hatta ilginç bir şekilde insanlar böylelikle size daha çok saygı duyacaktır.)

8. Hatalarınızdan kaçmıyorsanız.

İç güvensizlikler kişiyi yapmacıklaştırırken özgüven, içtenlik ve dürüstlüğü beraberinde getirir.

Bu yüzden kendine güvenen insanlar hatalarını itiraf etmekten korkmaz. Dillere düşmekten, başkalarının kendilerine gülmesinden hoşnutsuz olmazlar. Aksine, hatalarından ders alırlar.

Özgüveniniz tam olduğunda “kötü görünmek” sizi korkutmaz. Yalın ve doğal olduğunuzda insanlar size gülmez; sizinle güler.

9. Az ve öz insan kafasındaysanız.

10,000 Twitter takipçiniz mi var? Şahane. 20 bin Facebook arkadaşınız? Harikasınız. Yüzlerce, hatta binlerce kişiden oluşan iş ağınız? Böyle devam.

Ama bu, hayatınızda gerçekten sevip güvenebileceğiniz, belli düzeyde bir bağ kurabileceğiniz insanlar olduğu anlamına gelmiyor.

Az ama öz insanın güven ve arkadaşlığını kazandığınızda her şeyi içinizden geldiği gibi yaparsınız. Bilirsiniz ki sizin için en değerli olan insalar (sizin için) hep oradadır.

 

Yazan: Jeff Haden
Çeviren: Nejla Nur Güney
Yazının Orijinal Linki 

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Çevirmen Künyesi

NEJLA NUR GÜNEY
Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim dördüncü sınıf öğrencisiyim. 2014’ten beri İstanbul’da yaşıyorum. Kahve demleme sanatına derin bir ilgi duyduğum için iki yıl baristalık yaptım. Sonra eğitimim ve mesleğime yoğunlaşmaya karar verdim. Sözlü çeviri, yazılı çeviri ve Japonca alanlarında dersler aldım. Şu anda eğitimime devam ederken bir yandan da serbest zamanlı olarak çeviriler yapıyor, aynı zamanda popüler bir ödev sitesinde içerik yazarlığı yapıyorum. Dil öğrenmeyi, yemek yapmayı, düşünmeyi ve yazmayı çok seviyorum. Okuyor, öğreniyor, aktif olarak kendimi geliştirmekle uğraşıyor ve bir önceki günden daha iyi bir insan olmaya gayret ediyorum. Kaligrafi, çizim ve psikolojiyle ilgileniyor, şu sıralar kendimi özellikle psikanaliz alanında eğitmeyi planlıyorum.

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.