Doğa ve Sağlık Spiritüel

Burning Man Festivaline Neden Gitmelisiniz?

Burning Man - Kolektif Kozmos
Credit: ABC News

1) Bu festival gitmeniz için başlıca sebeplerden biri kültürel ve kişisel sınırlarınızın dışına taşabilmenizdir.

Herkes kendi toplumsal kuralları içinde yaşar. Hepimiz “haftada 40 saatten fazla çalışma” olgusuna alışığızdır. Mesela günde üç öğün yemek yemek toplumsal normlarımızdan biridir. Ayrıca bizi temsil eden politikacıları seçme konusunda da oldukça ikna olmuş durumdayız. Bu politikacılar bölgemizi, toplumumuzu, ulusumuzu temsil etmektedir ve bununla genellikle herhangi bir sorunumuz yoktur. Kişisel normlarımız da bizi etkiler. Örneğin, bir baba, iş adamı ve bir eş olmaya alışmışızdır. Dans etmek bize göre değildir, resimle ya da müzikle uğraşırız ve her akşam 8’den önce uyuruz.

Bu ilkelere çok kafa yormasak da hayatımızı idare etmemiz bu olguların yerinde gitmesine bağlıdır. Her sabah uyanıp hayatımızı bu çizgiler ışığında yürütürüz çünkü, hayatın böyle olması gerektiğini öğrenmişizdir. Peki ya tüm bu ilkeler yanlışsa? Ya hayatımızı idare etme şeklimiz yanlışsa?

Burning Man festivali, tüm bu dayatılmış kurallardan kurtulmanız ve dünyayı olduğu gibi görmeniz için size bir fırsat sunuyor. Arınmış bir zihinle hayatınıza göz attığınızda kendinizi istediğiniz her şekilde görebilirsiniz. Bu tecrübeyle çocukluğunuzu tekrar yaşayabilir, her zaman hayalini kurduğunuz özgürlüğe kavuşabilirsiniz.

Credit: CNN
Credit: CNN

2) Potansiyelinizi Keşfedin

Çoğu insan, Burning Man festivalini bir kutlama olarak görmese de bazıları bu festivali, insan potansiyelini ortaya çıkaran bir tecrübe olarak görüyor. Burning Man festivali algılarınızın ötesinde bir olay. Kim, kendini nasıl isterse (diğer insanlara zarar vermedikçe) öyle ifade edebiliyor. Bu özgürlük, görüp görebileceğiniz en ilham verici sanat eserlerini, duyup duyabileceğiniz en özgün müzikleri, dünya üzerindeki benzersiz yapıları ve hayatınız boyunca edemeyeceğiniz muhabbetleri ortaya koyuyor.

Günlük hayatınızda asla yaşayamayacağınız, çoğu insana imkânsız gelen tecrübelere hazır olun! Burada, telepatik iletişim kurabilir, dilin ötesinde haberleşebilirsiniz. Sadece duygularınızı aktarabilir, düşüncelerinizi hiç konuşmadan anlatabilirsiniz. İnsanların ve objelerin üç boyutlu gerçekliğini görmek istiyorsanız burası eviniz olacak. Donmuş bir hindistan cevizi ister misiniz? Ne istiyorsanız söyleyin. Birisi yanınıza gelecek ve saniyeler içinde o buz gibi hindistan cevizini ayağınıza getirecek. Bolluk, bereket içinde mi yaşamak istemiştiniz? O zaman bir sonraki maddeye geçelim.

3) Ekonomi Olay!

Çölün ortasında hiçbir şey satılık değil. İşlerinizi takasla da yürütemezsiniz. Burada alışverişler şu ilkeyle yürüyor: İyilik yap denize at! Herkes yanında çölde bir hafta yaşamak için gerekli her şeyi alıyor ve birbirlerine hediye ediyor. Eğer bir falcıysanız, kahve falları hediye edebilirsiniz!

El yapımı ürünlere meraklıysanız eğer gelip geçenlerin boynuna kendi elinizden çıkma bir kolye takabilirsiniz. En sevdiğiniz kitabın 20 kopyasını yanınıza alıp yeni arkadaşlarınıza dağıtabilirsiniz. Belki de çölün ortasında bir orkestra kurup insanları eğlendirmeyi tercih edersiniz. Hediyelerinizin küçük veya büyük olmasının bir önemi yok. Önemli olan tek şey 70.000 insanın birbirine olabildiğince yardım etmesi. Bu tecrübeyi yaşadıktan sonra tüm evreni, bir sevgi ve mucize bütünü olarak göreceksiniz. Bu sevgiyi tüm dünyayla paylaşmaya ne dersiniz?

Yazan: MICHAEL SANDERS

Yazının Orjinal Linki

Bir Yorum Yazın

Yorum yazmak için tıklayın

İş’in Geleceğine Katıl

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.