Sahte Bilim

Bir Zamanlar Tanrı’nın Çocuklarıyken Burçlar

Burçlar - Kolektif Kozmos

“…Ve gün ışığında Tanrı, on iki çocuğunu karşısına alıp her birinin avucuna insanoğlunun tohumlarını bıraktı. Sonra her bir çocuk, kendine bahşedilen hediyeyi almak için sırasıyla birer adım öne çıktı. Tanrı:

 

Ey Koç, İlk tohumu ve yaşamın atası olma onurunu sana bahşettim! Diktiğin her bir tohum için avucunda milyon tane daha bitecek. Hayat verdiğin her tohum sana ekilecek daha fazla tohum getirdiği için yarattıklarını durup izleyecek vaktin olmayacak. İnsan zihinlerine Vahdet’i ilk sen tanış edeceksin. Ancak ne kavramalarına yardımcı olacak, ne de ektiğini sorgulayacaksın. Seni ki eyleyesin diye yarattım, sen de Yaratım olanı insanlara anlatasın. Görevini hakkıyla yerine getirmen için işte buyur, Öz Güven erdemine nail olacaksın.

…Koç, başıyla onaylayıp yerine geçti.

 

Ey Boğa, sana ki tohumu canlandırma gücünü bahşettim! Yalnız bilesin ki başlanılanı bitirmek için sabretmen gerekir; yoksa kahpe rüzgar tohumlarını aşırır gider. İşini bitirmeden ne fikrini değiştirebilir, ne yapmakla yükümlü olduklarını sorgulayabilir, ne de başkasının gücünden faydalanabilirsin. İşte bu sebepledir ki buyur, sana Güç bahşediyorum. Lakin dikkatlice kullanasın.

…Ve Boğa yerine geçti.

 

Ey İkizler, sana cevapları olmayan soruları bahşediyorum ki insanların neyin ne olduğunu kavramalarına yardım edesin. İnsanoğlunun neden konuştuğuna, yahut dinlediğine aklın ermez. Öyle bile olsa dediklerimi yerine getirirken Bilgi’yi bulacaksın.

…Ve İkizler yerine çekildi.

 

Ey Yengeç, sen ki insanlara hissetmeyi öğretesin. Vahdet ile onları güldüresin, ağlatasın ki yüreklerinde gizli olanı bilerek yaşasınlar. İşte bu yüzden sana Aile’yi bahşediyorum ki ne hissedersen hisset paylaşacağın birileri olsun.

…Ve Yengeç yerine geçti.

 

Ey Aslan, Yarattıklarımı tüm ihtişamıyla dünyaya sen sergileyesin. Fakat sen sen ol ki her daim böbürlenmeden uzak dur; asıl Yaratan’ın kim olduğunu da aklından çıkarma. Eğer benim sıfatıma konmaya kalkarsan o insanlar ki seni yerin dibine sokar. Eğer layıkıyla yerine getirmeye gayret edersen göreceksin ki sana bahşettiğim şüphesiz keyifli bir iştir. İşte bu sebeple sana Onur’u bahşediyorum.

…Ve Aslan yerine geçti.

 

Ey Başak, sen ki Yarattıklarım arasında neler olup bitiyor denetleyesin. Her edileni takip etmeli, hataya düşenin elinden tutmalısın ki onlar da Yaratım içinde mükemmeliyete erişsinler. İşte bu sebepledir ki sana İyi Niyet’i bahşediyorum.

…Ve Başak yerine geçti.

 

Ey Terazi, sen ki insanlara hizmeti, sorumluluğu öğretesin. Sayende beraber bir işin ucundan tutmayı, farklı açılardan düşünmeyi öğrensinler. Şu yeryüzünde nerede gürültü, kaos olursa sen oraya gidesin. İşte bu sebeple buyur, sana Sevgi’yi bahşettim.

…Ve Terazi yerine geçti.

 

Ey Akrep, sana vereceğim iş biraz yürek ister. Sen ki başkalarının gönüllerinde ne var bilesin, ancak kimseye bunlardan tek kelime etmeyesin. Yeri gelecek, kahrolup bana sırt çevireceksin. Öyle zamanda ki aslında Bana değil de, Vahdet’i anlamayanlara kızdığını göremeyeceksin. İnsanoğluyla o kadar haşır neşir olacaksın ki onları birer hayvanlarla bir tutacaksın. İçindeki hayvansı güdülerinle mücadele edip zayıf düşecek, yolunu kaybedeceksin. Fakat umutsuzluğunu yenip Ben’i tekrar arayıp bulduğunda sana Amaç bahşedeceğim.

…Ve Akrep yerine geçti.

 

Ey Yay, sen ki Vahdet’i kavrayamayıp azap çekenlerin gönlünü hoş tutasın. Güldürdüklerine umut verip umut verdiklerine Ben’i gösteresin. Yaşayan her bir şeyle yolun kesişecek ve her dokunduğunun yüreğindeki acıyı hissedeceksin. İşte bu sebepledir ki sana Sonsuz Bolluk’u bahşediyorum. Köşe bucak dolaşıp nerede karanlık görürsen oraya Aydınlık getiresin.

…Ve Yay yerine geçti.

 

Ey Oğlak, sen ki alnının terini akıtıp insanoğluna çalışkanlığı öğretesin. Tüm insanlığın işinin yükünü omuzlarında hissedeceğinden şüphesiz ki işin hiç kolay değildir. Kardeşlerinin işlerinin takibini de sana bırakıyor, Sorumluluk’u şahsına bahşediyorum.

…Ve Oğlak yerine geçti.

 

Ey Kova, gelecek bilgisi bahşolunan sen ki insanlara ihtimalleri görmeyi öğretesin. Sevgi’yi şahsın için kullanman yasak olduğu için yalnız hissettiğin olacak. Fakat işte bu yüzden Özgürlük’ün sayesinde sen istediğin müddet insanoğluna ihtiyaç vaktinde yol gösteresin.

…Ve Kova yerine geçti.

 

Ey Balık, sana ki şüphesiz işlerin en zorunu vereceğim. Senden dünyanın tüm kederlerini toplayıp bana getirmeni istiyorum. Senin gözyaşların elbet benim de Gözyaşlarım’dır. Göreceksin ki ancak Vahdet’i kavramaktan yoksun düşenler kedere boğulur. Lakin sen ki onlara şefkat gösterip cesaret veresin. İşte bu en zor görev karşılığında sana armağanların en güzelini başediyorum. On iki Çocuğum’dan yalnız sen beni anlayacaksın. İşte bu Kavrayış, sözün dinlenmedikçe yoluna ışık tutsun.

…Ve Balık da yerine geçti.

 

Tüm çocuklar işlerini en iyi şekilde yapıp Tanrı’nın mükafatlarına nail olma arzusundaydılar. Lakin ne üzerlerine düşeni, ne de kendilerine bahşedileni kavrayabilmişlerdi. Acizlikleriyle Tanrı’ya sığındıklarında Tanrı, “Her birinizin gözü bir başkasının kazancındadır. Öyle olsun, armağanlarınızı gönlünüzce takas edin o zaman!” dedi. Sonra her bir çocuk sevinçten havaya uçup hangi görevi istediğini düşünmeye koyuldu. Tanrı gülümseyip, “Şüphesiz ki daha pek çok kere bana gelip görevinizden alıkonulmayı talep edeceksiniz. Ben ise her seferinde isteğinizi size bahşedeceğim. Size verdiğim asıl görevleri layıkıyla yerine getirene kadar sayısız hayatlar yaşayacaksınız. Alın size sonsuz zaman, lakin unutmayın ki ancak işinizi tamamladığınızda Ben’i bulasınız.”

Orijinal Yazının Linki

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.