Spiritüel Yarat & Üret

Bilinçli Hareket Etmek Yaratıcılığı Öldürüyor (Bunun İçin Yapılması Gerekenler)

Şemsiyeli Kadın- Kolektif Kozmos
Credit: Getty Images

Bilinçli hareket etmek tüm yaratıcı ifadelerin düşmanıdır.

Hepimiz doğal olarak yaratıcıyız. İnsan ırkının yaratıcı gücü birkaç seçilmiş kişi üzerinde toplanmak yerine, hepimize dağıtılmış. Bugün bildiğimiz yeni veya eski, basit ya da sofistike her nesne arkasında bizimle paylaşacak kadar yürekli ve kusurlarına aldırış etmeden işe koyulacak kadar gözü kara binlerce insanın hikayelerini saklar.

Yaratım bir süreçtir, zaman ve tekrarla daha da iyileşir. İçimizde en yaratıcı olanlar becerilerinde ustalaştılar bile. İşlerinde iyi olmak ve fark edilen işler yapmak için uzun zaman boyunca yeteneklerini geliştirdiler.

Size can veren, içinizden gelen şeylere yeterince zaman harcar, odaklanır ve kendinizi adarsanız, istediğiniz kadar yaratıcı olabilirsiniz. Ne yazık ki çoğu kişi güven eksikliği ve kendilerine karşı fazla eleştirel olmaları nedeniyle onlara verilen bu hediyeyi reddetmeyi seçiyor. Başlatmayı, yapmayı ve ya yaratmayı düşündükleri şeylerle ilgili terslikler için endişeleniyor ama kendilerine yardım edemiyorlar.

Kendi hallerini düşündükleri ve ortaya çıkacak şeylerden korktukları için kendilerini ifade edemiyorlar. Yapabileceklerine sınırlar koyuyorlar ve ortalama hayatlara sürüklenmeyi seçiyorlar. Anlamsız ve boş hayatlar… Seyircilerinizle paylaşabileceğiniz en iyi armağan özgün varlığınızın ne kadar küçük olduğunu önemsememenizdir. Kusurlarınız karakterinizin ve yaratıcı gücünüzün özüdür. Bu sizsiniz, en iyi taraflarınız, mükemmel değiller, çabalamayın—kendiniz olun. Ve başarısızlık ya da eleştirilme korkusu olmadan kendinizi ifade edecek kadar gururlu ve cesur olmalısınız.

Başarısızlık alacağınız tek geri dönüş değildir. Yaratıcı ifadenizin değeri ve nasıl algılandığı hakkında endişelenmeye başladığınız o an ifadeniz yapmacıklaşır, zorlama ve sahte olur. Kendi halinizi düşünmeniz her türlü yaratıcı ifadenin büyüsünü kaçırır ve bu konuda bir şey yapmadığınız sürece daha da kötüye gider.

Değiştirmeniz gereken en önemli şey nasıl yarattığınız

Önce kendiniz için yaratın. Ve mükemmelliği amaçlamayın. Başkalarının hoşlanmayacağını düşünseniz bile yapın. Bu sizi, seyircileri ve eserinizi görecek herhangi birini hoşnut etme isteğinden özgür kılar. Orijinal, size özgü ve seyircilerinizle paylaşılabilecek kadar cesur bir şey yaratacaksınız. Yargılayıcı sesleri, ıslıklamaları ve arkanızdan konuşanları yok sayın.

Yaratıcı bir projeye başlarken doğru olmak zorunda değilsiniz. Önemli olan tek şey her gün çıkıp sizin için anlam ifade eden şeyi yapmak. Gördüğünüz her yaratıcı ürün parçasında, binlerce yanlış başlangıç ve şüpheler var. Yalnızca yaptığınız işi yapmaya odaklanır, çalışmaya başlar ve zamanla yaptığınız şeyi geliştirirseniz, rahatlayıp eserinize güvenebilirsiniz. Pratik yapmak sizi daha da kötüleştirmez. Yalnızca size daha iyi yapabilir.

İlk yaratıcı çalışmanızı bir deneme olarak görün. Yapacaklarınızı incelikle tasarlayın, eseriniz tamamlandığında insanların nasıl tepki vereceğini düşünmenizi gerektirmeyecek şekilde yapın. Stephen King yazılarını ilk önce -mecazi anlamı ile- kapalı kapılar ardında sonra ise kapılar açık yazdığını söyler. İçinizde ne varsa dışarı çıkarmak istersiniz ve bu bir şekilde yapabileceklerinizi sınırlamak yerine sizi insanların karşısına çıkmak için cesaretlendirir. Kendiniz yaratmak için özgürlük verin.

Yaratma” ve “Analiz” işlemlerini ayırın. Yaratıcı sürecin bu iki kısmı oldukça gerekli ama birbirlerinden farklıdır. Yarattıkça yaptığınız her şeyi çözümlemeyin. Kalite ve sonuca takılmadan sadece ilk denemenizi bitirmeye odaklanın. Her zaman geri dönüp bakabilirsiniz.

Leonardo da Vinci’nin, 1503-1517 yılları arasında ünlü Mona Lisa tablosu üzerinde çalıştığı düşünülüyor. “Başlamak için mükemmel olmana gerek yok ama mükemmel olmak için başlaman gerekiyor” der Zig Ziglar. Amaç başladıktan sonra ilerlemeye devam etmek. Leonardo’nun aksine, gelişmek ve geri dönüş almak için çalışmanızı sergilemeniz gerekebilir. Yarattıkça gelişmek için geri dönüt almak gerekir. Denemek ve kaybetmek hiç denememekten daha iyidir.

Yazan: Thomas Oppong

Bir Yorum Yazın

Yorum yazmak için tıklayın

İş’in Geleceğine Katıl

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.