Spiritüel

2017 Gelmeden Bırakmanız Gereken 11 Şey

Kadın Tarla - Kolektif Kozmos
Credit: collective-evolution.com

Yeni yıl kapıya dayandı. Yılın bu zamanlarında düşünebildiğimiz tek şey, seneye yapacağımız değişiklikler. Sırf yeni yıl geliyor diye kendimizi hepten değiştirme, yeni yıla yeni bir insan olarak girme klişesine kapılmak pek doğru olmasa da bu zamanı bazı değişimler için bir fırsat olarak nitelendirebiliriz.

Hayatınıza bir göz atın. Geçen yıl hayallerinizi ve tutkularınızı gerçekleştirebildiniz mi? Stres hayatınızın bir parçası haline mi geldi? Yargılama, kötüleme ve öfke ile çok mu sık karşılaştınız? Yılda bir kez hayatınızı sorgulamak ve bunu yaparken kendinize karşı dürüst olmak, hayatınızı düzene sokmayı ve ileri doğru adımlar atmayı öğretebilir.

Eğer hissettiğinizi, ne ürettiğinizi, dışarıda olanları umursamaz ve sorumluluk almazsanız değişen hiçbir şey olmaz. Her şey aynı kalır, ileri gidemezsiniz. Her yıl bir sürü karar alsanız da hiçbir zaman bu kararlara uymadınız değil mi? Yoksa siz de mi ocağın ilk iki haftası spor salonu üyeliği satın alıp sonra asla kullanmayan insanlardansınız?

Hadi kanepeden kalkın ve sorumluluk almaya başlayın!

  1. Negatif iç sesinizden kurtulun! 

İlk ve en önemli madde işte bu. Kendimizi (ve başkalarını) ne kadar aşağılarsak kendimize inancımız da o kadar azalır ve sadece kötü yanlarımıza, değiştirmek istediğimiz özelliklere odaklanırız. Bu kötü yanları inceler hatta belki de kâğıda dökeriz. Peki bu bize yardım eder mi? Tabii ki de hayır.

  1. Kötü yeme alışkanlıklarınızın birinden vazgeçin!

Karnınızı doyurmak, hayatta kalmak için yapmamız gereken en önemli şeylerden biridir. Zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlımızı sürdürebilmemiz için yemek yemek oldukça önemlidir. En kötü yeme alışkanlıklarınızdan birini seçin ve bu gıdayı 3 ay boyunca ağzınıza sürmemeye çalışın. Ne olursa olsun kendinize karşı dürüst olun ve bunu başarın. Ardından başka bir kötü yiyeceği seçin ve 3 ay boyunca yemeyin. Tabii diğerini de yememeye devam ederek. Kötü besinleri hayatınızdan çıkarırsanız hayatınızın ve vücudunuzun ne kadar iyi olduğuna inanamayacaksınız.

  1. Sürekli “başarı” peşinde koşmayı bırakın.

Başarının ne olduğuna dair en ufak bir ipucumuz olmasa da kendimize sürekli amaçlar belirleyip planlar yapıyoruz. Ardından da hayatımız stresle, endişeyle ve korkuyla dolup taşıyor. Belki de bu uzun yolculukta başarı dediğimiz şeyi anlamak için pek de çabalamamıza gerek yoktur. Yerine, sizi gitmek istediğiniz yere götürecek olan en iyi adımları atın. Başarının tuzağına yakalanmayın ve sakın onun anlamını düşünmeyin. Başarısızlık diye bir şey yoktur!

  1. Hayallerinize dair tüm umutsuzlukları bırakın.

Hakkında tutkulu olduğumuz veya hayalini kurduğumuz bir şey mutlaka vardır fakat, gerçekçi olmadıklarından veya yapamayacağımızı düşündüğümüzden hep vazgeçmişizdir. Böyle umutsuz umutsuz düşünmek yerine bir tanecik adım atsanız daha iyi olmaz mıydı? Hayallerinize doğru giden bir adım… İlk adımı attıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi gelecek ve bir adımın ardından diğerini atmayı öğreneceksiniz. Bu ilk adım üzerine iyice düşünün ve o küçücük adımı ATIN!

  1. Sorunlarınızdan kaçmayın.

Her şeyi “boş vermenin” çözümün ta kendisi olduğunu düşündüğümüz zamanlar olur. Teoride çok iyi bir fikir gibi görünse de sadece unutarak hayatımıza devam etmemiz mümkün mü? Elbette hayır. Tüm bu sorunlar daha sonra tekrar patlamak üzere içimizde gömülü kalır. Hadi, sorunlarınızla yüzleşin ve onları tamamen geride bırakın. Sorunlarınızı yazın, onlar hakkında konuşun. Size değer veren ve yardım edebilecek insanlardan birine kendinizi açın. Olaylara genişi bir bakış açısından bakabilen ve size karşı dürüst birine danışın. Sizi zorlayan şeyleri geride bırakmak için her şeye sahipsiniz.

  1. Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmaktan vazgeçin

İşte bu, önemli bir sorun. Ne sıklıkla başkalarında olan ama sizde olmayan eşyalara veya özelliklere özenirken buluyorsunuz kendinizi? Bunu yapmak sizi üzgün ve kendinize güvensiz hissettirebilir ya da özgüveninizi aşırı yükseltebilir. Karşılaştırma yapmayı bırakın. Herkesin kendi macerası var ve buna saygı göstermek, insanları sevmenin önemli bir şartıdır.

Bottom of Form

  1. Başkalarını yargılamayı bırakın

Diğer insanları yargılamak bir alışkanlık ve hatta bir bağımlılık haline gelebilir. Bazen bunu yapmadan duramayız değil mi? Bir dahaki sefer başka birini yargılamadan önce düşünün ve gözlemleyin. Kendinize, neden bunu yaptığınızı ve bunun nasıl hissettirdiğini sorun. Bu bağımlılıktan kurtulmak için bilinçli bir çaba harcamak gerekir.

  1. Başka insanları suçlamaktan vazgeçin

Bir problem yaşadığımızda veya herhangi bir şekilde zarar gördüğünüzde başkalarını suçlayıp parmakla göstermek, durumu gözlemlemenize ve durup iyice düşünmenize engel olur. Sizi incitmek isteyen başka insanlar yoktur demiyorum. Sadece ne hissederseniz hissedin bunu kendi sorumluluğunuz altına alın ve başkalarını suçlamayın.

  1. Kabul görme kaygınızdan sıyrılın

Kabul görme kaygısı, hepimizde olan ve “ay ne garip tip” diye anılmamak için uğruna çabaladığımız bir şey. Fakat, sırf başkaları tarafından kabul görmek için kendinizi basitleştirmektense kendiniz gibi olup “garip tip” olmak daha iyidir. Kendiniz dışında biriymiş gibi davranarak hayatınızı sürdüremezsiniz ve bu daha uzun sürdükçe daha da rahatsız hissedersiniz. Kendiniz olun. Kendinizi kabul edin. Siz olduğunuz gibi özgünsünüz.

  1. Her şeyi kontrol etme isteğinizi bir kenara koyun.

Bazen tüm cevapları veya değişkenleri bilmediğimizden adım atmaktan korkarız. Bu bizim kontrol takıntımızdan kaynaklanır. Bir olayı gözlemleyin ve size en uygun kararı verin. Her şeyi kontrol etmenize, her detayı bilmenize gerek yok. Olayları akışına bırakmayı öğrenin ve her şeyin yolunda gideceğinden emin olun. Tabii bu, pervasız davranmanız anlamına gelmiyor. Sadece her insanı, her ayrıntıyı yani her şeyi kontrol ediyor olmanıza gerek yok.

  1. Sorumluluklarınızı ertelemeyin

Bu maddeyi listedeki her şeye uygulayabilirsiniz. Her şeyi ertelemekten vazgeçin. Ne olursa olsun… Yukarıdaki değişimleri yerine getirmeyi, hobi edinmeyi, istediğiniz kariyere ulaşmayı veya birine uzun zamandır söylemek istediğiniz şeyi söylemeyi ERTELEMEYİN! Haydi kalkın, elinizde telefon, internette gezineceğinize sorumluluklarınızı yerine getirin.

Yazan JOE MARTINO

Yazının Orijinal Linki

Bizi Takip Edin

Haber Bültenimize Abone Olun

error: İçeriğin İzinsiz Kopyalanması Yasaktır.